10/10
·703 syf.··
Beğendi
·
2025 115. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2025 14:39
Bugün İslam dünyasında totaliter siyasî eğilimler baskınsa bunun bir sebebi tarihsel İslam'ın resmî deneyiminin hâlâ etkili olması, diğer bir sebebi Müslüman bilim insanı ve aydınların İslam'a ilişkin siyasî görüşlerini totaliter ve baskıcı rejimler altında geliştirme talihsizliğine uğramasıdır. Henüz daha ciddi bir kritiğini yapmış değiliz; çünkü kendimiz modern dünyanın sosyalist veya liberal siyaset felsefelerinin paramidigmatik etki- sinin dışında tarihi tecrübemizi kritik edecek kıstaslarımız, örnek alacak modellerimiz yok. Medine Sözleşmesi, meşruiyetini Kur'an vahyinden alan Hz. Peygamber'in tatbikatıdır. Dolayısıyla Kur'an'ın konuyla ilgili hükümlerinin sünnet ve siretle ete kemiğe bürünmüş modelidir. Vesika'nın tarihi değeri ve mevsukiyeti onun hukukî değerini inşa eder. Şu halde referans alınabilir. Benim onu "bir şekilde" okuyup bugüne yol gösterici sonuçlar çıkarmam bir yorum, bir tefsirdir. Ama zaten her metin tefsir edilmek durumunda değil midir? Kutsal kitaplar başta olmak üzere, sembolik anlatımın bütün şekilleri ve hatta insan eliyle oluşturulan yasalar tefsir edilerek, yorumlanarak anlaşılır. Tefsir, yorum, tevil veya içtihatta aramamız gereken kriter, kabul görmüş meşru bir usule dayanıyor olmasıdır. İslam'ı koruyan iki yüksek değerden biri, muhkemler ve muhkemlerin korunması, diğeri ise içtihat ve tefsirlerdir. Makbul ve meşru usuller kullanıldığında biri diğeriyle çelişmez, aksine birbirini besler, destekler ve tarihi sürekliliği, değişmelere cevap verme kabiliyetini arttırır.
Din
Medine SözleşmesiAli Bulaç · Çıra Yayınları · 202019 okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.