Ölüm Kampında 15 AyMarcel Conversy
İkinci dünya savaşı yıllarında, İsviçre gazetelerine gizilice yazarlık yapan Marcel Conversy, 1942 yıllında daha şafak sökmeden saat 06:30 gibi Alman askerleri evine gelerek, yazarı apar topar tutuklarlar. İşin tek iyi tarafı askerler karısı, oğlu ve kızına dokunmazlar. Onları evde bırakırlar.
Conversy, birçok mahkumla birlikte, trende sıkış-sıkış havasız, sussuz, yiyeceksiz bir şekilde ızdıraplı ölüm kampı yolculuğuna başlar. Görmüş olduğu manzaralar korku filimlerinden beterdir. Sussuzluktan idrar içenleri, havasızlıktan bunalanları, çıldıranları, ölenleri görür.
Ölüm kampına vardıklarında, hayatında asla unutamayacağı kadar korkunç 15 ay geçirir. Faişist Nazi rejiminin insanın akli muhakemesine aykırı, kan donduran vahşetini, acımasızlığını bütün gerçekliği ile görür ve yaşar. Yanında beraber gelenlerin bir çoğu gaz odalarında öldürülür. Hayata kalması bir şans olan Conversy, yaşadıklarını yazarak, ölüm kamplarının korkunç yüzünü bütün çıplaklığıyla okuyucuya anlatarak gün yüzüne çıkmasını sağlar..
Gerçek bir hayat hikayesi olan bu kitabı dehşet ve hüzünle okudum. Nazi soykırımlarını, ikinci dünya savaşı dönemini yakından takip edenlerin severek okuyacağı bir kitaptır.