·272 syf.····Okunma: 22 Mart 2025 09:47 Yazarı bu kadar okuyup da doktor olduğunu bilmeyen bir zahmet kendini çöpe atsın. (Bunu her kitabında hatırlatmayı görev edindim kendime, tıp öyle kolay okunmuyor efendiler.)
On bir yaşındaki Nora Davis odasında ödevlerini yaparken babasının bodrumda kadınları öldürdüğünden bihaberdi. Ta ki polisler gelene kadar. O günlerin üzerinden yıllar geçmişti. Babası ömrünü parmaklıklar ardında çürütürken Nora başarılı bir cerrah olmuş, sessiz, yalnız bir hayat sürmeye başlamıştı. Kimse babasının ünlü bir seri katil olduğunu bilmiyordu. Nora da bunun böyle kalması için elinden geleni yapmaya kararlıydı.
Fakat bir gün hastalarından birinin öldürüldüğünü öğrenecekti. Üstelik genç kadın, Nora’nın babasının kurbanlarını öldürdüğü o eşsiz, korkunç yöntemle öldürülmüştü. Birileri Nora’nın kim olduğunu biliyordu. Birileri bu dehşet verici suçun cezasını onun çekmesini istiyordu.
Freida’yı hakkında fazlasıyla yazılıp çizilen, hatta bolca eleştirilen ‘Hizmetçi’ serisiyle tanımıştık. Aynı kalemden farklı hikayeler okumak yazar hakkındaki düşüncelerimizi pekiştiriyor. Sağ olsun yayınevi arayı soğutmadan arka arkaya eserleri sıralıyor. Şimdiye kadar yedi kitabını okudum, içlerinde sevdiklerim de oldu zayıf bulduklarım da. Kilitli Kapı için de en iyi kitabı diyemeyeceğim maalesef. Birkaç saatte bitirebileceğiniz sabun gibi eriyip giden bir kurgu ama o kadar. Son derece hızlı gelişen olaylar zinciri, zorlama tesadüfleri ve komik derecede zayıf polisiyesiyle özelliksiz bir kitap. Söylemeye bile gerek yok ama seri cinayetlerin işlendiği bir seri katil teması çok daha çarpıcı işlenmeli. Acaba aklına gelen her konuyu kitaba dönüştürmek yerine, zamana yayarak acele etmeden özgün bir kurguyu önce zihninde sonra da kağıt üzerinde derinleştirsen çok daha iyi olmaz mı, sevgili yazarım. Şu yavanlık hissi paçamızdan bir aksa gitse artık..