Okuduktan sonra hayatınızdaki birkaç pencereyi değiştiren, yenileyen, bazen de o pencereye tahtalarla büyük çiviler çaktıran kitaplar vardır. Kitaba adeta senden önce ve senden sonra gözüyle bakarsınız. Bir olaya yahut insana tepkilerinizi, bakış açınızı siz fark etmeden kitap yönetir, güzel yanı da budur. Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer kitabı işte tam bu bahsettiğim kitaplardan. Sizi, size sormadan değiştiriyor.
Kitabın eleştirel boyutunda sıklıkla ‘’Kişisel gelişim görünümlü roman, roman görünümlü kişisel gelişim kitabı’’ ifadesini gördüm ve itiraf etmeliyim daha önce bu yönlü bir kitap okumamıştım. Kitabın trajik ya da fazla klişe başladığını düşünebilirsiniz ilk başlarda. Arka kapağında da ifade edildiği gibi bir intihar girişimi ile başlar. Ölümü ayrıntıları ile düşünüp intihara sürüklenen bir adam, kaybedecek bir şeyi kalmadığını düşünerek biraz da başına geleceklerden habersiz, hayatını bir başkasının ellerine teslim eder ve tek kural: ‘’Hayır demek yok!’’ Pekâlâ… Yine spoiler vermeye doğru ilerliyorum buradan dönmem lazım. Bizatihi bende bıraktığı etkiyi açıklayayım siz ona göre okuyup okumama adına kararlar alın.
Öncelikle bu kitaba tesadüfi bir şekilde tramvayda rast geldim ve yine araştırıp kitabı aldım. Yukarıda bahsettiğim gibi kitap için ‘’Kişisel gelişim görünümlü roman, roman görünümlü kişisel gelişim kitabı’’ eleştirisini çok gördüm. İtiraf etmeliyim ki şimdi olduğu gibi o sıralar da böyle bir şeye ihtiyacım vardı ve kitaba tutunmak istedim. Büyük bir heyecan ile de okumaya başladım. İş yerinde dahi her fırsatta birkaç sayfa okumaya çalışıyordum. Sonra iş arkadaşlarımın da dikkatini çekti ve kitabı onlar da aldı. Bir yandan acaba ne olacak derken öte yandan bittiğine üzünülen kitaplardan biriydi. Kitap okudukça öyle bir hal aldı ki net kullandığım ifadeler ‘’ Ah be! Aynı ben, çok mantıklı, oha ben de böyle düşünmüştüm, bu kadar da olmaz, şimdi kalbim duracak’’ vs. idi. Öyle ki bir süre sonra kitaptakileri uygulamaya ve komik hallere düşmeye başladım. Bunu siz de yapın. Okurken eğlendim, öğrendim, gerildim, üzüldüm falan falan. Okuduğum çoğu kitapta kurgunun içinde mesajlar ince ince verilir bazen anlaşılır bazen anlaşılmazdı ama bu kitapta anlaşılmama gibi bir lüks yok. Yazar resmen bunu yap, olaya biraz da böyle bak diye okuyucuyu cesaretlendiriyor. Bir bakıyorsunuz bir şeyleri yapabilme gücü içinizde oluşuveriyor. Özetle, bu kitabı mutlaka okuyun. ‘’Çevrenizdeki herkesi ve her şeyi, onaylamasanız bile dünyasını kabullenmeyi, uyum sağlamayı ve galip çıkmayı öğreneceksiniz. Hakikaten ‘’Kişisel gelişim görünümlü roman, roman görünümlü kişisel gelişim kitabı’’ budur.