Reşat Nuri okuyup da sevmemek kabil mi? Onun insanı hiç sıkmadan ara vermeden kendini okutturan romanlarından birisi daha. Maalesef ki sonu bir kavuşma ve barışmayla bitmiyor.
Kendisine (Züleyha’nın babası) hayran olduğu önünde yerlere eğildiği ordu, savaş babasının kızı Züleyha’yla evlenen Yusuf…
Züleyha aslında bir seçeneği kalmadığı bir daha İstanbul’a dönse de eski neşeli hovarda hayatına kavuşamayacağı için Yusufla evlenir. Ayrı ayrı yataklarda uyuyan bu ikili sık sık fikir ayrılıklarına düşünce Züleyha ayrılmayı teklif eder ve kabul eder Yusuf. Mahkeme biter fakat ayrılık için bir sene dolma olayı vardır. (Galiba o zamanlarda öyleydi) bu süreçte başka bir erkekle kaza yapan Züleyha gazetelere çıkar ismi verilir ve bu büyük bir sükse yapar. Onu hastaneye almaya gelen Yusufla bu kazanın tek bir olayını bile konuşmazlar. Silifkeye Taşucu verdikleri tekneyle 28 günde giderler ve bu günler uzun uzun anlatılır. Sonra Silifkede geçen uzun bir zaman ayrılık süresinin dolması ve Yusuf’un Züleyha’yı trene bırakmasıyla biten roman. İstasyonda onu aldatmadığını söylese de Yusuf artık aşk hastalığında olduğunu ve şüpheninde ona fazlasıyla azap vereceğini söyleyip bavullarını taşıdıktan sonra vedalaşmadan trenden iner.
İkili birbirlerini sevmeye başlasalar da sanki “parmak uçlarım neşterdi sana dokunamadım” sözünün vücut bulmuş hali gibi.
Ayrıca şunu özellikle belirtmek istiyorum ki günümüzün vahşi erkekleri keşke Yusuf’u birazcık örnek alabilseler. Mahkemede bile Züleyha’nın düşen çantasını kaldıran silip ona veren. Kazayla başı yere eğilmesine rağmen ( kiii kendisi bir asker ve sürekli kendisinden dışarlık diye bahseden birisi olmasına rağmen) Züleyha’nın çevresinde dönen onun canına zarar duygusuna zarar gelmesin diye akla karayı seçen bir adam. Bugüne kadar hiçbir kitapta böyle bir kadının etrafında dönen bir adam görmemiştim. Öyle ki o zamanki düşünce yapısına göre deniz yolculuğunda kendisi Züleyha’ya mayo alıp onu koylara götürüyor ve yalnız bırakıp
rahat takılmasını sağlıyor. Gerçekten kendisine resmen aşık oldum. Günümüz erkeklerine -ayrılınca zalime vahşiye dönüşen erkeklerimize- kısmet olur mu böyle bir erdeme yüceliğine erişmek bilemem- #k:6220re Reşat Nuri Güntekin