·311 syf.····Okunma: 24 Mart 2025 18:05 Mahmut Yesari'nin en ünlü romanı kabul edilen ve Türk romanında ilk işçi romanı olarak değerlendirilen Çulluk, 1927 yılında Milliyet gazetesinde tefrika edildikten sonra 1928'de kitaplaştırılmıştır.
Kendi romancılık anlayışını anlatırken “romanları hayatın aynası olarak” kabul ettiğini belirten
Yesari, “Romanlarınızda size benzeyen kahramanlar var mı?” sorusuna cevabı “her romanımda parça parça ‘Ben’ varımdır” olmuştur. Buradan hareketle Çulluk romanı da hem Cumhuriyet döneminin içinde bulunduğu zor yaşam koşullarını anlatması, tütün işçilerinin sağlıksız çalışma ortamlarından bahsetmesi, tütün kaçakçılığı yapan köylülülerin gruplaşmaları, çatışmaya girmeleri gibi konulara değinmesi yönüyle hayatın içinden bir roman. Aynı zamanda yazarın, Çulluk 'u yazabilmek için Cibali Tütün Fabrika'sında bir hafta çalışması da bu yazdığı hayatın içine kendisinin de tanıklık ettiğini gösteriyor.
Kitap her ne kadar Esma, Murat ve Münevver arasındaki bir aşk üçgeni gibi görünse de işçi sınıfının çalışma koşullarını, İstanbul'daki sosyal yaşamı, Anadolu'daki köylülerin hayatını, kadın-erkek ilişkilerini, meyhanelerdeki hovarda hayatları.. gibi pek çok konuyu da bünyesinde barındırıyor. İki bölümden oluşan Çulluk, ilk bölümde tütün fabrikasında çalışan Murat ve Münevver 'in aralarında geçenleri konu alırken; ikinci bölümde köyüne dönmek zorunda kalan Murat'ın köydeki hayata alışamaması ve aşık olup unutamadığı Esma'ya dönüşünü ve bu süreçte yaşananları konu alıyor.
Kitabın ismi de Mukaddime bölümünde bir av esnasında, bir ihtiyar avcının anlattığı suçulluğu hikayesinden geliyor. Suçulluğu Esma'yı simgelerken; av sırasında dişiye sahip olmak için çarpışan iki teke Murat ve Esma'ya Murat'ın yokluğunda göz koyan Emmilerin Mustafa'yı simgeliyor.
Bu yönüyle kitabın başında verilen mukaddime kısmının, sona doğru anlam kazanmasını çok sevdim. Yesari'nin okurken yormayan ama aynı zamanda merak uyandıran anlatımını, hayatın içinden alınan karakterleri de sevdiğim diğer unsurlar oldu. Okumak isteyenlere keyifli okumalar olsun.
« "Bırak o garibi! Suçulluğu hayvan değil, kuş değil, nazlı bir mahluk, içli bir kızdır. Fakat nasıl içli bir kız..." Eliyle omzuma dokundu: "Çulluk avladınız mı hiç?"»