Kitlesel medyadaki ve internetteki acı ve şiddet görüntülerinin aşırı bolluğu da sessiz seyircinin pasifliğine ve aldırmazlığına itiyor bizi. Muazzam miktarda oluşları nedeniyle zihnimiz bunları işleyemez. Bu görüntüler algıya musallat olur. Bunlardan Susan Sontag'ın saptamış olduğu "resim şöyle der: şuna son ver, karış, harekete geç" şeklindeki ahlaki emir çıkmaz artık. Şiddet ve acı görüntülerinin yığını algının olaydan tümüyle kopmasına yol açar, çünkü olay yoğun bir dikkat, bir ürkme gerektirir. Sadece dikkatimizin parçalı niteliği bile bu ürkmenin gerçekleşmemesi için yeterlidir.