Garip bir kitap. Yani hem ödüllü olması hem de her yerde ve neredeyse her dilden insanın ''harika muhteşem ölmeden önce mutlaka okumalısınız!!!'' diyerek abartarak uzay boşluğuna çıkarmasından dolayı olsa gerek daha farklı beklentilerim vardı. Tabii ki artık biraz daha akıllı bir insan olduğum için herkesin abartıp yerlere göklere sığdıramadığı kitaplara büyük beklentilerle girmek yerine dümdüz bir şekilde başlamaya çalışıyorum. Bu kitaba da aynısını yaptım, yüz kere düşündüm önüme her yerden çıkmaya başladı -kütüphanede, arkadaşımın evinde- derken derken en sonunda bir okuyayım ya bakalım diyerek başladım.
Öncelikle kitabı hangi konuya ve nereye koyacağımı bilmediğimi söylemekle başlıyorum. Ödüllü olmasından kaynaklı daha ağdalı, edebi, hatta çok düşündürücü belki de inanılmaz etkileyici olmasını umduğumdan bunun karşılığını asla alamamak şaşırttı. Çok çok yalın ve sade hatta neredeyse robotik bir dili-anlatımı var. Hatta bazen çok ruhsuz bir insanın anlattıklarını okuyormuşum gibi hissetmedim desem hiç yalan olmaz. Ana karakterimiz Kathy bize yaşadığı okulun ve küçüklükten yetişkinliğe olan yıllarını ve anılarını okuduğumuz bu kitapta, Kathy'nin sık sık yaptığı şey çok yorucuydu. Sürekli bir olayı anlatmak için iç içe yüz yirmi yedi tane farklı hikayeyi sokup anlata anlata asıl olaya gelmesi ve bunu kitabın son anına kadar yapması iç içe sarmal şeklindeki anlatım şekli çok ama çok yorucu ve bir yerden sonra da sinir bozucuydu. Hiç sevmediğim anlatım türüdür benim. Sanki çok büyük bir olay olacakmış ve yaşanan olaylar büyük sırrı açıklayacakmış veya sır perdesini aralayacakmış gibi davranıp da çok normal bir şekilde dümdüz bir şeyi açıklayıp son 15 sayfaya kadar hiçbir şeyi açıklamadan devam etmesi bir yerden sonra ruhumu daralttı. Son 15 sayfada açıklanmaya çalışması ve üstünkörü geçilmesi belki de zaten kitabın ana teması olmadığından olabilir. Yani Ishiguro bize olayın, asıl olayın o olmadığını sadece bunun insanların üzerindeki hislerini ve karakterlerimizin yaşamlarına kısa bir bakış attırmak istemiş olsa bile bence çok aceleye getirilmiş bir sonla, gereksiz ve ruhsuz bir anlatım okuduk.
Çok fazla eleştirmek istemiyorum ama gerçekten bu nedir ya dediğim bir sürü şey var kitapta. Asıl olayın gerçekten çok farklı olduğunu ve neredeyse daha önce böyle bir şey okumadığımdan gayet özgün bir temaya sahip olması çok hoş gelse de kulağa kitabın son 15 sayfasına kadar tam olarak bu konu hakkında bir bilgimiz olmadığından ve aydınlatılmadığımızdan bu konuyu tam olarak oturtamıyoruz kafamızda.
Kitap 3 kısımdan oluşuyor ve bence en etkili ve kitabı bırakmamaya karar vermeme vesile olan kısım I. kısım yani giriş bölümüydü. Meraklandırıyor, karakterleri çözmeye ve tanımaya çalışıyorsunuz onların duygularını hissetmeye çalışıyorsunuz derken her şey yokuş aşağı düşüyor. Ama genel olarak kitabın bize ne vermek istediğini hiçbir bölümde anlayamıyoruz? Gerçekte ne olduğuna asla odaklanmıyor - belirsiz bir şekilde uğursuz-depresif bir yatılı okulda hiçbir şey yapmayan depresif öğrenciler? Karakterlerin büyümelerine şahit oluyoruz desek hiçbirinin olgunlaştığını zannetmiyorum. İlk sayfadan itibaren son sayfaya kadar Kathy aynı, Ruth aynı. Belki Tommy sinirlerine hakim olmayı öğrendiği için gelişti diyebiliriz ama bu Tommy'nin hikayesi değil.
II. kısım yani kitabın ortası en sevmediğim kısım olabilir. Yani hiçbir amaca hizmet etmeyen bir bölümdü en çok sıkıldığım yer de orasıydı zaten. Gittikleri yerde sözüm ona kendilerini mi tanımaları gerekiyordu anlamadım ki? Zaten genel olarak konu cinsellik üzerinde dönüp durduğundan ve bunun da bir yere varmamasından dolayı ne alaka eklenmiş diye düşündüğümden kitaptan o sayfaları çıkarsak hiçbir şeyin eksilmeyeceğini söyleyebilirim.
III. kısım ve son bölüm ise 3 arkadaşın, Kathy, Ruth ve Tommy ayrılışını ve ardından tekrardan buluşmalarını anlatıyor ve bence burası da çok aceleye getirilmişti.
SPOİLER İÇERİR
Özetle bu kitabın aslında bize neyi anlatması gerektiğini çözemedim? Ruhlarının olduğunu kanıtlar türden bir kitap mıydı? Açıkçası Kathy bana o kadar ruhsuz geliyordu ki büyük açıklamada her şey açıklanınca bana gayet mantıklı gelmişti açıkçası. Kitapta beni duygusal olarak etkileyen tek bir sahne vardı o da Kathy'nin ''Never Let Me Go,'' şarkısında ağlayarak dans ettiği kısım. Küçük bir çocuk olması, ailesi olmaması ve hayatının karmaşıklığından dolayı etkilemişti ama başka bir şey yok yani.
Konu aşk desen, Kathy'nin Tommy'e aşık olduğunu son sayfalarda Ruth bastırana dek düşünmemiştim bile. Ruth'a karşı hissettiği ama daha yumuşak ve rakip hislerin olmadığı bir arkadaşlık olarak düşünmüştüm meğerse aşkmış ve son anda Ruth'un iteklemesiyle son zamanlarında aşık olduklarına karar verip garip bir aşk hayatı yaşıyorlar.
Organ çiftçiliği midir konu? Ahlaki bir düşünmeye itekleyen ve bunu da 'kurbanların' gözünden anlatmaya çalışan bir kitap mıydı? Eğer öyleyse fena çakılmış durumda çünkü zaten tam olarak kesinleşene kadar bu konu hakkında hiçbir fikrimiz yoktu ve o kadar acayip ki sanki tüm bu olanlar iki yaşlı kadının kendi hevesleri ve hayallerinin peşinden gitmeye çalışarak ortaya sadece hazır paket gıda gibi insan yetiştirmeleri.
Hayır asla ama asla anlayamadığım şeylerden birisi de mesela hiç kimse mi kaçmak istemiyor? Hiç kimse mi kaçmamış? Kaçarsa nasıl bulunabilir? Kim bulabilir madem her yer kapatıldı ve desteklenmiyor hala nasıl organ 'bağışçılığı' yapılıyor? Madem gerçekten ruhları olan insanlar hiçbiri mi isyan etmiyor hepsi mi koyun gibi organları alına alına ölmeyi bekliyor? Mantıksızlığın âlâsı...
SPOİLER SON
Çarpıcı ve dokunaklı bir hikaye yazılmaya çalışılmış o anlaşılıyor ama konunun bağlanamaması ve toparlanamaması ve gerçekten herkesin abartması yüzünden kitabın beklentileri karşılayamacağını düşünüyorum. Özellikle birine tavsiye eder miyim okusun diye? Pek sanmıyorum. İlla okumak istiyorsanız elbette okunabilir çok da uzun değil zaten. Uzun lafın kısası kesinlikle depresif melankolik havasından dolayı kesinlikle sizi üzecek, üzmese bile mutlaka bir içinizi daraltmış gibi hissetirecek bir bilimkurgu olmaya karar vermiş ama bundan da emin olamamış dümdüz yalın bir dille yazılmış bir kitap. Ölmeden önce mutlaka okunması gereken 100 kitaptan birisi mi? Asla.
Kitapla kalınız.