İlk romanı Uzaklarda ile finale kaldığı Pulitzer Kurgu Ödülü’nü ikinci romanı “Güven” ile kazanan Hernan Diaz’dan
SERMAYENİN ASIL HİKÂYESİNE DAİR BİR ROMAN ile selamlıyorum sizi.
Kitabı muktedir ve iktidar ilişkisi olarak da genelleyebiliriz.
Ancak bu genelleme asla kitabın içtihatlarını ifade etmek için yeterli bir betim değil.
Zirâ karakterleri ve olaylarıyla 20. yüzyıl başlarında Amerikan finans dünyasının servet, kurgu ve gerçeklik kavramlarını gözler önüne seren birbirine bağlı dört farklı anlatının adeta yapboz gibi kurgulandığı bir metin ile karşı karşıyayız.
Metnin odağında ise güç ve paranın “gerçek” üzerindeki tahakkümü var.
Bir işi yapabilme yetkisi ile gücü, geçtiğimiz yüzyıllarda birlikte işleyen süreçlerdi. Ancak çağımızda bir işi yapabilmek için yetki sahibi olmak ile güç kullanmak veya güç geliştirmek çok farklı ve giderek daha fazla ayrışan yöntemler.
Tanıdık geldi mi?
İnsanın zaafları üzerine kurulmuş Rashomon benzeri yapısı ile yazar aslında kendimizi güvenilir bir şekilde nasıl manipüle ederek aldattığımıza dair usta işi bir yapboz sunuyor.
Bu yapbozun en önemli parçalarından birine de küçük bir suflörlük yapayım.
Ne derler bilirsiniz her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır. Tarih dehaların ardındaki kadınlarla dolu.
Dört ana kurgudan oluşan metin -ki bunlar roman, otobiyografi, anı ve günlükten oluşuyor- olay örgüsü ana hatlarıyla tahmin edilebilir gibi görünse de grift anlatısıyla tahayyül edilmesi zor, dinamik ve çok boyutlu bir okuma keyfi sunuyor.
Zekice inşa edilmiş, zengin sürprizlerle dolu bir okuma yapmak isteyenlerin ıskalamaması gerektiğini düşünüyorum. GüvenHernan Diaz