·104 syf.····Okunma: 24 Mart 2025 20:06 Derin düşüncelere dalmış herkesin tıkandığı yerden itiraflar
Kitabı ilk okumaya başlayınca yazarın bulunduğu çevre ve zihin yapısıyla zaten dinden uzaklaşmaya yatkın olduğunu görüyoruz. Zamanla iyice uzaklaşıyor ama bu noktada kişinin içinde yaşamış olduğu derin bir varlık bilinci eksikliği olduğunu görmeye başlıyoruz. Bu durum birçok açıdan, hatta tamamıyla hayata karşı tatminsizlik hissini uyandırıyor. Tatminsizlik, ölümü mantıklı bulma ve yakınlaşmayı arzulasada kişi kendini öldüremediğini fark edip, yaşamak için kendince salt akıldan biraz daha uzak güvenli bir alan bulma arayışında oluyor. Burada işlerin seyri biraz değişiyor ve kitap seni farklı bir noktada bırakıyor. En son kısmındaysa yazar kendi bulunduğu durumu bizim için daha realist bir tespitle özetleyerek bize veda ediyor.
Kitabın içinde daha önceki gözlemlerimle uyuşan birçok gerçekle karşı karşıya kaldım. Bunlardan en çarpıcı olanı, kişinin hayatında tatmin ve yahut haz duygularını aştıktan sonra anlam ihtiyacıyla baş başa kalması. İşte tam bu noktada kişi aldatılmaya, hatta kullanılmaya, yani duygularının suistimaline çok açık bir hale geliyor. Bunun için insanın yaşadıklarını sadece salt akılla analiz etmeden önce, duygularını ve kendi benliğini çok suistimal etmemesi, onun ileride düşeceği boşluktan ve kullanıma kendini açmasında engel olur. O yüzden insan, yaşadıklarını sakin ve hayata serpiştirerek incelemesi, onun için uzun vadede önemli şeydir.