Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İçimdeki Tanrı'yı neden öldüremiyorum?
9/10
·104 syf.··
2025 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 19:56
Anlamını bilmediği bir hayatı yaşamayı men eden Tolstoy yaşadığı ontolojik sancılar ile derin bir bunalıma girer. Bu bunalım Tolstoy'u o kadar çaresiz bırakır ki Tanrı'yı reddetmenin acısından kurtulmak için yine Tanrı'ya yakarır. Ancak tanrının tahtı, yakarışların ulaşamayacağı kadar Tolstoy'un vicdanından uzaktır. Anlamını bulamadığı bu hayatı bir iple mi yoksa kurşunla mı bitirmesi gerektiğini sorgulayan Tolstoy'un yüreği acı bir duyguyla çırpınıyordu. Tolstoy bu duyguya 'Tanrı'yı aramak' diyordu. Yüreğinin çığlığı ve tanrının suskunluğuna rağmen. .. "Tanrıyı tanırsam yaşarım, unutursam ölürüm."
Duygu ve Düşünce
İtirafLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202229,2bin okunma
8/10
·104 syf.··
2026 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 10:05
Yıllar önce okuduğum Tolstoy'un bu kitabını tekrardan okumak gerçekten de çok iyi geldi.. insanın kendini aradığı, neden yaşıyorum, ne için yaşıyorum , sorularını bize sordurtan ,bize yol gösteren ,neye ,neden inanmalıyım sorularının cevabını Tolstoy'un kendi arayış serüveninde bulmak daha etkileci ve güzel bir duygu , İnanç konusunda kafası karışık herkesin tatmin edici cevaplar bulacağı bir kitap ,okunmaya değer..
Alıntı
İtirafLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202229,2bin okunma
7/10
·104 syf.··
2025 24. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2025 23:02
Tolstoy, eserde kendi hayatını, özellikle de orta yaş döneminde yaşadığı ruhsal krizi ve hayatın anlamını arayışını anlatıyor. Zengin ve saygın biri olmasına rağmen, Tolstoy derin bir boşluk hissine kapılıyor. Kafasında cevabını aradığı soruların peşine düşüyor. Bu sorular onu hem dini hem felsefi bir arayışa sürüklüyor. Önce bilimde, sonra felsefede yanıt arıyor ama bulamıyor. En sonunda halkın inancında, sade bir iman anlayışında huzuru buluyor. Ağır bir içsel yolculuk ve felsefi öğretilerle dolu olduğu için okuması biraz ağır ilerliyor.
İtirafLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202229,2bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 11. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 19:46
Kitap, Tolstoy'un özeleştirisi. Kendini sorguya çekiyor yazar, günahlarını itiraf ediyor bize kitapta ve hatta İtiraf'ı için bir mektubunda, "Yeni yapıtımın asıl hedefi, yaşamıma karşı okurda tiksinti uyandırmak" demiştir. Daima iyi bir insan olmanın yollarını arayan yazar, "İnanç yaşama gücüdür. Eğer insan yaşıyorsa bir şeye inanıyordur." demiş, inancı yaşamın gücü olarak tanımlamıştır. Tolstoy'un iç hesaplamaları, bize de kendimizle hesaplaşma imkanı sunuyor aslında. İnsan hayatında bir kez olsun kendiyle yüzleşmeli, sevgili Tolstoy gibi. Severek okudum, severek okunsun, Gök Hanım tavsiyesidir.
İtirafLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202229,2bin okunma
İtiraflar
Puan vermedi·104 syf.··
2024 10. kitabı
Kitapla ilgili herkesin bildiği cümle Tolstoyun hayatını anlattığı ve kendi hayatındaki bazı çıkmazları itiraf ettiğidir . Peki ya bu itiraflar sadece Tolstoyun hayatından mıdır ? hiç sanmam .
İnceleme
İtirafLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202229,2bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2025 39. kitabı
Mest oldum. Aşırı iyi, varoluşçuluğa derinleme dalıyorsunuz. Tolstoy gibi bir üstadın kaleminden, varoluşçuluğu, sorgulamayı okumak beni mest etti. Bir daha okuyacağım. Keşke daha önce karşılaşsaydım bu kitap ile benim bugünlük felsefi açlığımıda doyurdu. :))
İtirafLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202229,2bin okunma
Ruhumda derin iz bırakan kitap
Puan vermedi·104 syf.··
2024 25. kitabı
Lev Tolstoy'un "İtiraflarım" ("Confession") kitabı, yazarın derin kişisel ve ruhsal sorgulamalarını içeren otobiyografik bir eserdir. 1882 yılında yazılan bu kitap,
Edebiyat
İtirafLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202229,2bin okunma
Puan vermedi·104 syf.·
2024 18. kitabı
Tolstoy'un kaleminden çıkan belki de en samimi üslupla yazılmış eser olsa gerek. Kendi yaşamından yola çıkarak insanlığın toplum içinde bazı kurallar çerçevesinde sıkışmış hayatı ve ölümü anlamlandırmaya çalıştığı bir eserdir. Eser önceleri dinî sansür nedeniyle 1884'te Cenevre de basılmıştır. 1906 yılında Rusya'da yayımlanabilmiştir. Buradan da anlaşılacağı gibi içerisinde dinî motifler insanları yönlendirebilecek cümleler barındırmaktadir. Tolstoy severlere kesinlikle tavsiye ederim.
İtirafLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202229,2bin okunma
Psikolojimi bozdun Tolstoy :)
10/10
·104 syf.··
2025 46. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2025 01:32
Lev TolstoyLev Tolstoy 'un kendi itiraflarindan oluşan otobiyografik diyebileceğimiz bir kitap. Bu kitapta Lev TolstoyLev Tolstoy'un içsel yolculuğuna çıkıyoruz.hayata karşı bakışı inanca, inancın insanlar üzerinde
1000Kitap
İtirafLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202229,2bin okunma
8/10
·104 syf.··
2025 58. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 19:00
Tolstoy soylu bir ailenin çocuğuydu. Maddi durumu son derece iyiydi. Bedeni sağlıklı ve kuvvetliydi. Neredeyse bütün dünya önünde saygıyla eğiliyordu. Ama bir gece her şeyin anlamını sorgulamaya başladı. Öyle ki bu sorgulama onu intiharı düşünmeye kadar sürükledi. Anlamsızlık ve boşluk hissi onu bir arayışa itti. Cevabı önce bilimde aradı fakat tatmin olmayıp dine yöneldi. Kiliseye başvurdu. Fakat yakın çevresinin gerçekten iman etmediklerini gördü. Kilise gibi kurumların dini kendi çıkarları için kullandığını gördü. Kilise görüşlerini reddetti ve köylülerin inancını benimsedi. Halktan yana yazar oldu.
1000Kitap
İtirafLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202229,2bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.