Barış Bıçakçı’nın su gibi akan dili ile, nefis bir büyüme romanı da denebilir bu öyküler toplamına. Birbirinden bağımsız öyküler gibi, ama peş peşe okunduğunda anıların, geçmişin bizde bıraktığı izlerin ardına düşülmüş gibi. Karakterlerinin yüzü genelde geçmişe dönük. Çok severek okudum.