Saatleri Ayarlama Enstitüsü, bireyin ve toplumun modernleşme sürecinde yaşadığı sancıları, bürokrasi ve düzen saplantısını hicvederek anlatan bir roman.
Ahmet Hamdi Tanpınar, Doğu ile Batı arasında sıkışmış bir dünyanın trajikomik hâlini, Hayri İrdal’ın gözünden ustalıkla aktarıyor.
Romanın en çarpıcı yanı, gerçek ile hayalin, ciddi ile absürdün iç içe geçmesi. Hayri İrdal, kendi başına ezik ve başarısız biri olsa da,Şerbetçi elması meselesinin sonucu hastanede tanıştığı önce Doktor Ramiz ve ondan dolayı tanıştığı Halit Ayarcı sayesinde önemli bir“adam” olup çıkıyor. Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün kurulmasıyla, hiçbir işe yaramayan ama toplum tarafından ciddiye alınan bir sistem yaratılıyor .Bu, aslında sadece saatleri değil, hayatı da ayarlamaya çalışan yapay bir düzenin simgesi
Romanı okurken sürekli bir “ne yapıyor bunlar?” hissi yaşıyorsunuz. Bazen güldüren, bazen düşündüren bir anlatımı var. Bürokrasi, modernleşme ve toplumun ikiyüzlülüğü öyle güzel işlenmiş ki, 1950’lerde yazılmış bu hikâyenin bugün hâlâ güncelliğini koruması şaşırtıcı değil
️Sonunda saatleri ayarlamak yerine, hayatı kaçırdığımızı fark ediyoruz.