6/10
·208 syf.··
2025 30. kitabı
Charles Baudelaire'in şiirlerini bir arays getirdiği "Kötülük Çiçekleri" adlı şiir kitabı, yirminci yüzyıl için şiiri estetiğe ve estetik duygulara hazırlayan bir eser olarak görülür. Baudelaire bu eserini ilk kez 1857 yılında yüz adet şiiriyle yayımlamış. Fransa'nın bir kötülük ve bayağılık döneminden geçtiğini vurgulayan yazarımız, şiirlerinde gördüğümüz üzere, dönemin monarşik yönetiminden ve ülkenin çektiği yoksulluktan fazlasıyla etkilenmiş. Avrupa'nın ve Fransa'nın geçirdiği dönüşümü tamamen yapay bulmuş. Fazlasıyla buhranlı bir döneme girmiş. Bu hislerini dile getirmeye çalıştığında ise hep kendisi 'kötü' olarak yaftalanmış. "Kötülük Çiçekleri", aynı zamanda anlattığım bu duruma bir başkaldırı aslında... Kötülüğü iki biçimde, yani hem 'kötülük olgusu' hem de ona karşı çıkan bir zıt görüşle açıklamaya çalışıyor. Yani kötülük kavramını toplumsallıktan önce kendi bireysel ahlak anlayışında değerlendiriyor ve açıklamaya çalışıyor. Hayatındaki trajik anlarını dizelerine yüklerken, kendi bireysel zaferlerine kadar giden yolu okura anlatmayı amaçlamış sanki... "Kötülük Çiçekleri"nin her sayfasında bir yandan bir olguyu açıklamaya çalışırken, diğer yandan da bu olguya zıt bir görüşle karşı çıkıyor. Baudelaire'in bu konuda ikili düşündüğünü görüyoruz. Bu eserde, her okur gibi şiir kitabını okuduğunuzda kötülüğün övüldüğünü hissedebilirsiniz. Ancak Charles Baudelaire burada başka bir ahlaki adımın peşinde: O, "Kötülük Çiçekleri"nde iyinin ve kötü olanın sınırlarını net bir şekilde çizmeye çalışıyor. Şiirlerinde dönemin yaygın akımı romantizmden tamamen sıyrılmak istediğini görüyorum öncelikle Charles Baudelaire'in... Sembolist şairin romantizm akımından çok kendi bir hüznü, bir melankolisi var ve sözcüklerini bu melankoli eleğinden geçirerek seçiyor gibi... Melankolisi, sözcüklerinin sembolleriyle birleşiyor. Düzyazıya yakın bir dil tercih ediyor, üslubu içerdiği semboller bakımından biraz ağır. Ruhuna oldukça takıntılı, içten tamamen özgür olabilmeyi ve hep yüksek hissetmeyi istiyor. Ölümün din adamlarının elinde yüceltilmesine eleştiriyle bakıyor. Karanlık, mutsuz ve fırtınalı bir gençlik yaşadığını anlatıyor. İnsan ve deniz arasında bağlantı kuruyor ve ikisinin derinliklerini inceliyor. Kibir hakkında olumsuz çokça yargısı var. Güzellik kavramını ilahi boyutta, iyi ve kötü açısından değerlendiriyor. Kendi ruhunda içini ölü gibi hissederken çoğu şiirinde özgür doğanın, uzak diyarların, kendisine dokunabilecek yabancı ellerin özlemini çekiyor. Kaderi dizelerinde bir dezavantaja dönüştürüyor. Eserin en dikkat çeken noktası, Baudelaire'in artık nefes alamazmış gibi bir arayış içinde, kaçış isteğinde olması. Şeytan, melek, günahlar, sevilen kadın, erotizm şiirlerinde ön planda olan temalar.
Edebiyat
Kötülük ÇiçekleriCharles Baudelaire · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20243,501 okunma
··
462 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.