·120 syf.····Okunma: 06 Mart 2025 15:55 “Bedava bağışladığım gönül hariç, ona verdiğim her şeyi helal ettim.”
Her bir zerresinin yüreğimde hissettim Füruğ’un. Onu seven erkeklerin dilinden yazılmış kitabı okurken istemsizce “bu kadar sevilmeye karşın bu son neden” diye sordum kendi kendime.
Biyografik tarzda kaleme alınan bu kitapta onun hayatındaki erkekler (kardeşi, eşi, sevgilisi ve babası) onu anlatıyordu. Fakat içlerinde bence sorgulanmadan samimice kabul edilebilecek tek kişi kardeşiydi. Diğerlerine karşı sanırım mesafeli kaldım, Füruğ’un hayatını ve yaşadıklarını az çok bildiğim için. Fakat dört farklı erkekten ortaya dökülen Füruğ tablosu bizlere renkli ve acılara rağmen cıvıl cıvıl bir portre çiziyor.
Roman, Füruğ Ferruhzad'ın çalkantılı ve sıra dışı yaşamını, aşklarını, acılarını, toplumsal normlara karşı duruşunu ve sanatını mercek altına alıyor. Ferruhzad'ın erkeklerle olan ilişkileri, bu ilişkilerin onun üzerindeki etkileri ve kadının toplumdaki yeri gibi temalar romanın merkezinde yer alıyor. Aynı zamanda, İran'daki toplumsal ve kültürel yapı, kadının bu yapı içindeki konumu ve Ferruhzad'ın bu konuma karşı mücadelesi de önemli bir yer tutuyor.
Makbule Aras’ın Türkiye Türkçesine aktardığı “Başa Dönemeyiz” romanı Füruğ Ferruhzad’ın bu acımasız dünyaya şiirle ve aşkla baş kaldırışının vücut bulmuş halidir. Bu acımasız dünya aşkı ve özgürlüğü Füruğ’a çok görmüştür. Sadece anlaşılmayı isteyen şair sadece anlaşılamamın acısını çekmiştir.
Coğrafyanın “kader” olduğunu hatırlatan #başadönemeyiz, İran’daki (ve tüm dünyadaki) sessiz kadınların sesidir.