Bunu beklemiyordum
8/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Kitabı edebiyatçı bir arkadaşım akademisyen olarak çalışmaya başlamasını kutladığımızda hediye etti. Onun verdiği ilk kitap da alışılanın dışındaydı, bundan da beklemediydim belki ama onunla ilgili bir ön yargıyla başlamadım kitaba. Ancak kitap okuma alışkanlığımı yerle bir eden Kabirde İlk Gece’deki gibi bir içerikle karşılaşmaktan endişe duymadığımı söylesem de yalan olur. Taze başlamışken tekrar sekteye uğrasın istemiyordum. Allah’tan korkularım boşa çıktı ve cennetin gerçekten böyle olduğunu/olabileceğini iddia etmektense kurgu olduğu kısa sürede anlaşıldı. Kabirde İlk Gece Cennetin tahayyül ettiğimizden farklı olduğunu sorgulayan ana karakterle ben de sorguladım ve bir yerden sonra gerçek cennet için çok sığ ve sınırlı olduğunu fark ettim. Komşulardan biri ağaç dikmek istiyor diğeri manzarası kapansın istemiyor durumunun çözülememesi cennetin yüceliğini dünya imkanlarıyla sınırlandırıyor mesela. Bu yüzden kurgu olduğuna kanaat getirerek Harry Potter dünyasına girip onun kurallarını nasıl kabul ediyorsam öyle yapmaya karar verdim. Harry Potter ve Ölüm Yadigarları Ana karakterin yüzeyselliği, çirkin düşünceleri beni rahatsız etti. Böyle insanlar var mı cidden diye düşünerek takip ettim kitabı. Birisi bunun üzerine yazabiliyorsa demek ki var dediğimde çok canım yandı. Ancak son 20 sayfada falan kabullenebildim “bu insan da böyle birisi ” gerçeğini. Konusu ilgi çekiciydi kitabın. Sürükleyici bularak okudum ve başına tekrar oturmak konusunda zorlanmadım. Hovarda bir karakterin çekingen bir aktiviste oradan da içine kapanışına doğru yolculuk ikna ediciydi. Çözüm arayışının aksiyonla bitişi ise filmleri andırıyordu bana. Gözümde canlanan oydu en azından. En son kapının açılmaması da aynı şekilde… Spoiler! Kapının ardından başbakanı bulamayan sesler gelmesi Supernatural dizisinde Tanrı’yı arayıp terk ettiğini insanları kendi haline bıraktığını ve yönetimi meleklerin kontrolüne bıraktığını hatırlattı. Melekler Tanrı’nın dönmeyeceğini anladığında cennet çi kendi kafalarına göre yönetmeye çalışmış, kavgalar, iç savaş vb şeyler yaşanmış ve insanları korumaya çalışan ana karakterler bunu durdurmak için Tanrı’yı bulmaya çalışmışlar, bulduklarında da büyük hayal kırıklığı yaşamışlardı. Kitabın buraya gideceğinden şüphelendim ama çok da az sayfa kalmıştı. Sonra kapı açılıp kendi suratıyla yüz yüze gelmesiyse şoke etti beni. Bu ne demek öğrenmek istedim ve biraz internette biraz da burada kurcaladım ama okurların kendi yorumlarından başka bir şey bulamadım. Üzerine düşünürken kitabın çok fazla yarım kalan iş olduğunu fark ettim. Kerim nereye gitti? Kerim’e ve Ada’ya benzeyen bedenler kimlerdi? Cennette ölüm mü var? Ölüyorlarsa nereye gidiyorlar? Bu ikizlerin kitaptaki amacı neydi? Ana karakter bunca zamandır acaba rüya mı görüyordu? Ya da son sayfadaki karmaşık şiirden yola çıkarsak herkesin cenneti kendi hayal ettiği gibi olduğu için ana karakterin hayalini mi okuduk? Karşılaştığı insanlar aslında başka insanlar değil onun hayalinin ürünü müydü yani? Bilmiyorum. Kafam karışık. Uykuya dalmadan önce bitirmemek lazımmış kitabı ama az kaldı bitsin diye zorlamanın hata olduğunu sonra anladım.
Duygu ve Düşünce
Cennetteki İlk Günüm Bir Tık Daha İyi OlabilirdiSezen Ünlüönen · İletişim Yayınları · 2024215 okunma
·
179 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.