Geceyarısı Kütüphanesi ile tanışmış olduğum Matt Haıg yine şahane bir kurgu ile beni fantastik bir yaşam öyküsünün içinde dolaştırırken hepimizin zaman zaman(!) içine düştüğümüze inandığımız zaman paradokslarında nefis bir gezi vaadediyor.
Zaman yaraları açan birşey mi yoksa saran mı mesela?
Baş karakter Tom Hazard’ın onu diğerlerınden ayıran bir özelliği var,yaşlanmıyor.439 yasında birinin geçmişi sorgulaması ve kendisi ile aynı hastalığa sahip nerede olduğunu bilmediği kızını aramasına tanık oluyoruz.Bu durumu afişe olmasın diye düzenli aralıklarla yer değiştiriyor.Bir ömür boyunca birden çok ömür yaşamış gibi.
Önümüzde yaşayacağımızdan emin olduğumuz bir 150 yıl daha olsa mesela neleri farklı neleri aynı yapardık acaba? Şuan pişmanlık duyduğumuz bir konu 70 yıl sonra aynı hissettirir mi?
Değişik bir kurgu ve keyifli okuması sebebi ile yormayan ama düşündüren bir kitap tavsiye ediyorum
“Herkes kendi görüş mesafesini dünyanın sınırı zanneder”
“Cehalet zamanla şekil değiştirir.Ama hep vardır ve her zaman için ölümcüldür.Tarihin bize verdiği ders,cehaletin ve boş inançların hemen herkeste heran ortaya çıkabileceğidir.Düşüncelerde bir şüphe olarak ortaya çıkan ve çabucak eyleme dönüşebilir.”