Gönderi

alman kadını
İstanbul'a dönmek saatleri yaklaşdıkça, içimde bir sıkıntı peydah oluyor, büyüyor, beni hastalandırıyordu. Bu rahatı, bu saâdeti, bu fazîleti memleketimde mümkün değil bulamayacaktım. Istirâbımı arkadaşıma açtım, acıdığı bana hak verdi fakat, bu rahat, bu saâdet, bu fazîlet, Almanya'nın toprağında, taşında, coğrafyasında değil, Alman kadınındadır dedi. Almanya'nın saâdetini, refahının zenginliğini Alman kadını yapar. Sana bir Alman kızı bulalım, onunla evlen, İstanbul'a dön. Tıpkı Almanya'daki düzen, Almanya'daki rahat içinde yaşarsın. Bu olabilir miydi? Evli olduğumuzu söyledim. Karımı boşarsam, birkaç yüz lira nafaka verecek param olmadığını anlattım. Arkadaşım, hiç korkma dedi. Alman karısı seni on lirayla, Türkiye gibi ucuz bir yerde, yüz liralık refah icinde yaşatır. Bir senede hiç borcun kalmaz, ölümden kurtulursun. Düşündüm, taşındığım, Alman kadınını gördükten sonra benim savurgan, şık karım, hayalime korkunç bir zarar kabusu gibi geliyordu. İstanbul'a dönmek, borç içinde, rezalet içinde sürünerek, aç sefil ölmek. Yahut, Alman kadını denilen bir mutluluk makinesi alarak her şeyi silkip atmak. Perili Köşk Ömer Seyfettin
Kitap Alıntısı
22 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.