Tüm kitapsever dostlarıma mutlu günler kitaplarla güzelleşen vakitler diliyorum
Dellik ile akıllılığın ince çizgisinde hayatın sorulandığı, derinlemesine içsel yolculukların yapıldığı, buram buram edebiyat kokan güzel bir kurgu ile karşılaşıyoruz kitapta. Özgür 'ün hayatını, çocukluğunu, gençliğini, bugününü okuyoruz; onun 'Ses taşıyan su yüzlü çocuklar'' ile ilk karşılaşmasını, hayatının hangi dönemeçlerinde yine onlar ile varolduğunu, gençlik yıllarının siyasi akışını, ilk aşkı Ayten'i, onunla ilgili inişli çıkışlı duygusal hezeyanlarını, eşi Duygu ile yaşadıklarını...
Kitap yakın zaman siyasal yapılanma içerisinde Özgür karakterini anlatırken 80 li yılların güzel bir portresini de çizerek başarılı bir dönem romanı olma özelliği de gösteriyor
Kurgu içerisinde sık sık Sartre, Shakespeare, Saramago gibi edebiyatta önemli kalemler ile karşılaşmak ve yazarın şiirimsi bir dille yazdığı cümleleri okumak çok güzeldi.Yazarın bununla birlikte akıcı, anlaşılır ve kendisini okutan duru bir dili var. Kitabı tatlı bir meltem esintisi gibi okudum bitirdim.
Sanrıları ile yaşayan Özgür.. Biraz asosyal, duygusal pişmanlıkları, yaptıklarının sorumluluklarından kaçışlarıilebiz okurla iyi -kötü insan metaforları çiziyor.
Yazar ayrıca biz okurlarına öyle bir empatik okuma deneyimi sunmuş ki ben hangi karakteri ile daha bir özdeşleşme yaşadığımı ayırt edemedim. Gönlüm bir taraftan Özgür'ü anlamaya çalışırken diğer taraftan Ayten Ayten! diye haykırdı. Özellikle de kitabın sonunda Ayten 'in mektubundaki "işte gerçek değer, sevgi bu" diyeceğim cümleler beni derinden sarstı.
Kitap için ne desem az, eksik olur. Sevgili Semra ile birlikte okuduğumuz bu kitabı sizlere de tavsiye ediyorum. Okursanız beni anlarsınız diye düşünüyorum.
Soyut RefleksMetin Akdeniz · Herdem Kitap · 201917 okunma