1940'lı yılların Zonguldak şehrindeyiz. Zorlu madencilik şartları bir yandan, veremle mücadelede çaresiz çırpınışlar bir yandan ,paranın yokluğu bir yandan ...Behçet Necatigil'in deyişiyle; kapalı kaynar tencerem bilinmez, et mi pişer, dert mi pişer...
İki yakın dost olan genç şairlerimiz Muzaffer Tayyip Uslu'yu ve Rüştü Onur'u Kelebeğin Rüyası filminden tanıdık birçoğumuz. Ve o dönemde Zonguldak'a tayini çıkmış hocaları Behçet Necatigil'i. Filmi izlerken yetenekli şairlerin dostluklarını izleyici olarak güçlü bir biçimde hissederiz. Behçet Necatigil'in genç şairlere karşı babacan tavırları ,dönem kıyafetleri ve özgün müzikler filme çekicilik ve ahenk katar.
Edebiyatımızda "Evler şairi" olarak tanınır Behçet Necatigil. "Ben kederime ancak evlerde katlanırım." der .Onun için ev kimi zaman içi oda oda üzüntü, kimi zaman dört duvar arasındaki aile sırlarıdır. Kimi zaman okul çağında işe koşan kadersiz yavrular,kimi zaman doğup ölenleri olan bir sığınaktır.
Behçet Necatigil 'i Necatigil yapan şiirlerinden biri de meşhur "Sevgilerde" şiiridir:
"Bitmeyen işler yüzünden /Siz böyle olsun istemezdiniz/ Kalbinizi dolduran duygular /Kalbinizde kaldı.
Gizli bahçenizde açan çiçekler vardı /Vermeyi az buldunuz /Yahut vaktiniz olmadı."
Muzaffer Tayyip Uslu ve Şükrü Onur, hayatın zorlukları karşısında dostlukları ve şiirleri ile birbirlerini iyileştirmeye çalıştılar.Onlar için şiir yazma sevdası, hayatın saldırılarına karşı adeta bir savunmadır ; nerede şiir varsa orada umut vardır.
Tarih de, edebiyatın yazarlara ve şairlere nasıl bir yaşama sevinci verdiğinin örnekleriyle doludur.Başarılı hikâyecimiz Sait Faik Abasıyanık da bir dönem hayata küser ve sonrasını şöyle anlatır:"Yazmamaya yemin etmiştim. Yapamadım. Koştum, kalem kağıt aldım .Oturdum. Kalemi yonttum. Yazmasam deli olacaktım."
Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu o yıllarda çaresi pek bulunamayan veremin ellerinden ne yazık ki yakalarını kurtaramamışlardır. Önce Rüştü 22 yaşında hayata gözlerini yumar ,dört yıl sonra da en yakın dostu Muzaffer...
Fransız şairi Ronsard'ın kendi mezar taşı için yazdığı şu şiir ,genç şairlerimizin ölümü için yazılmış gibidir adeta:
"Bereket gönlün rahat, tertemizsin/ Kan,kin ,zehir karışmamış içine/ Birçok insanlar gibi düşmemişsin/ Şan, şeref derdine, mal mülk peşine."
Ve son olarak "Arkadaş" şarkısını da hatırlamadan geçemeyiz..
Olmasın hiç o taa içten gülen gözlerde yaş,yollarımız ayrılsa bile seninle arkadaş...