Puan vermedi·128 syf.····Okunma: 05 Nisan 2025 00:44 7 Ekim'de Gazze'de olaylar başlayınca ben de gidip İnsan Hakları Evrensel Bildirisini okumuştum ilk defa. Ne kadar boş bir bildiri olduğunu o zaman anlamıştım. Wells'in bu bildirisi de bir o kadar boş. Adamın tabii ki hiçbir suçu yok elinden geleni yapmış yalnız yine yankı bulmamış.
Bugün cuma hutbesinde hoca dedi ki,
“Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir miras bırakmamıştır.”
Doğru. Tabii ki doğru peygamber efendimiz söylemiş, hakikatli bir söz. Devletler de insanlar gibi değil mi?
İşte hiçbir devlet de vatandaşına namuslu, onurlu olmaktan daha kıymetli bir miras bırakmamıştır. Dünya devletlerine bakınca bu çok net anlaşılıyor. Birileri savaş başlar başlamaz ülkesini boşaltıyor. Bizim bir Kurtuluş mücadelemiz var ki bütün devletler biliyor. Bu konuda kimseye bir şey diyemeyiz, ahlakımız farklı belli ki. Ama herkes öyle değil. Bugün Gazze'de Filistin halkı kendi onurunu koruyor. Tamam, korusun. Peki geri kalanımız insanlık onurunu korumak için ne yapıyor? İzlemek dışında tabii. Hatta pardon çoğumuz izlemiyoruz bile. Çünkü dayanamıyoruz ya da çünkü bize ne. Ama şu bildirgeler boş yere imzalanmamış. Şunlardan haberi olmayan hiçbir devlet yok bugün yeryüzünde. Neden Gazze halkının hakkını sadece Afrika savunuyor? Hiç kimseyi küçümsemiyorum zalimin karşısında olan en büyüktür benim için. Ama zulme rıza gösteren de gözümde hiçbir şekilde büyümeyecek hiçbir zaman. Gücünüz yetiyor ve susuyorsunuz. Sizin başınıza gelecek şeyleri merak dahi etmiyorum. Bugün herkes aynı soruyu soruyor Allah neden izin veriyor. Allah sana mühlet tanıyor. Allah koyun olmadığını hatırlaman için bir iraden olduğunu hatırlaman için sana zaman veriyor. Hala bana ne diyecek misin? Bugün evimin kapısını açıp içeri girince elhamdülillah dedim. Öz ailemin yanında kalırken bile kendi evimi özledim. 7 ekim'den beri insanlar bırak evi hiçbir şeye benim diyemiyor. Temiz su ya temiz su. Vallahi billahi yemeği bile geçtim. Yine yazın ot kaynatıyorduk diyor insanlar kışın nasıl zor geçti nasıl hem de. Canlarını bile emanet görüyorlar, doğru. Hepimizin canı emanet değil mi? Bu artık üzülmeyi falan geçti ya. Ben artık gerçekten Gazze'deki insanlara üzülmüyorum. Bugün orada bir arkadaşım. Azıcık Türkçesi var. Bırakıyorum dedi, Allah'ım ne olur bana da şehadet nasip et dedi. Bir saat geçmedi üzerinden herkesten özür diliyorum benim böyle bir hakkım yok dedi. Afra böyle yapma senin sayende dediğim için. Şunu yazarken bile o kadar zorlanıyorum ki. Ben benim için yapmıyorum bu işleri diyebiliyor insanlar bu kadar susuzluğu açlığı çekerken bile. Dün yardım götürdüğüm ailenin yerinde bugün sadece yıkıntı var, şehit olmuş insanlar var diyor. Dayanmıyor can. Gerçekten bu insanlara acımıyorum. Ben bize acıyorum. Gözümüzü kapatıp kendimize gece yapıyoruz ya acınacak haldeyiz. Benim sosyal medyam yok hiçbir şey görmüyorum. Ama herkesin her şeyi gördüğüne eminim. İlk başlarda neler olduğunu hatırlıyorum. Söyleyecek çok şey var ama son bir şey söyleyeceğim: En büyük insan hakları bildirisini Kur'an-ı Kerim yayınlamış, 2 milyar müslümanın görevi orada yazıyor, gereğini yapmamanın utancı ile mahşer günü toplanacağız.....
O zaman Allah'ım ben zekatımı vermek için deli gibi doğru yeri aradım diyebilecek misiniz? Zekat benim görevim. İmanın şartı. Deli gibi aramam lazım kim hak ediyor bunu diye, ondan önce bu borcu üstümden atmanın ağırlığı olması lazım. Uykularımın kaçması lazım. Borç da borç bundan ötesi var mı? Hacca gitmek daha önemli ama değil mi? Çünkü onu herkes görüyor. Camiye bağış yapmak çok kolay değil mi. Onu da herkes görüyor nasılsa. Sadakadan bahsetmiyorum bile. Hepsi bizim için. Almaya muhtaç olanlar için değil. Bunu yapmaya muhtaç olan biziz. Gerçekten içimde bir gram hüsnü zan kalmadı Müslüman alemine karşı. Mümkün değil ya imkansız 2 milyar Müslüman'ın ortasında bu zulümlerin yaşanması bizim imanımızın zayıflığından başka bir şey değil. Allah niye izin veriyor değil mi. Mahşer günü. O gün Allah'a sorarsınız, Allah'ım niye izin verdin?