·404 syf.····Okunma: 05 Nisan 2025 01:21 “Doğu'da yaşayan son Cenevizliler'den olan Baldasarre Embriaco, 1665'te yaşadığı yer olan Lübnan'nın Cübeyl kentinden kaybettiği bir kitabı (Yüzüncü Ad) bulmak için yollara düşer.
İncil'e göre ertesi yıl, yani 1666 yılı dünyanın sonu olacaktı. Bu sonu engelleyecek tek şey Allah'ın var olduğuna inanılan "Yüzüncü Ad"ıydı. Ünlü Bağdat'lı yazar Ebu Mahir el-Mazandarani tarafından yazılmış ve kimselerin görmediği bir kitapta bu adın yazıldığı dedikoduları dolaşmaktadır. Adı geçen kitap yedi sekiz yıl önce Cübeyl'e sığınmış yaşlı ve yoksul bir Müslüman olan Hacı İdris tarafından Baldassare'a armağan edilir. Ancak, yaşlı adam kitabı Baldassare'a verdikten hemen sonra ölür. Baldassare ise kitabı okumaya fırsat bulamadan, İstanbul'a giderken alışveriş amacıyla Cübeyl'e uğrayan Fransa Sarayı görevlisi Şövalye Hugues de Marmontel'e çok yüksek bir fiyatla satmak zorunda kalır. Kitabı satmanın pişmanlığını yaşarken yanında çalışan ve uzun süredir Canavarın Yılı ile ilgili konuları araştıran yeğeni Cabir'nin de ısrarıyla kitabın peşinden yola koyulurlar. Yolculuğa yeğenleri Cabir ve Habib, ayrıca yardımcısı Hatem ile birlikte çıkar. Yanlarına birkaç durak sonra kocasının ölümünü onaylatmak peşinde olan kasabanın dulu ve Baldasarre'nin gençlik aşkı olan Marta'da katılır. Baldasarre bu yolculuk sırasında İstanbul'dan Londra'ya, Ege Adaları'ndan, Ceneviz'e, İzmir'den Konya'ya, Amsterdam'dan Lizbon'a bir koşuşturma içerisine girecekti. Bu koşuşturma içerisinde İzmir'deki Sabetay Sevi ayaklanmasına, 1666 yılında Büyük Londra Yangını'na, Hollanda-İngiltere Savaşları'na ve Konya'da veba salgınına tanık olacaktır.”
Sabatay Sevi, Yahudi din adamı ve tarikat lideriydi. 17. yüzyılda Osmanlı topraklarında, İzmir Agora'da doğdu. 22 yaşında Mesihlik iddiasında bulundu. Dünyayı kötülüklerden arındıracağına, tüm Yahudileri mukaddes İsrail'e götürerek orada yeniden tapınağı inşa edeceğine inanıyordu. Yahudiliği ikiye böldü. Her kıtada binlerce mürit edindi. Mahkemeye çıkarıldı, kerhen Müslüman oldu. İnananların çoğu peşini bıraktı, ufak bir grup onu takip ederek Müslüman oldu. Bunlar dış görünüşte Müslüman veya Hristiyan, gerçekte Kabbala Musevi inancına sahip günümüze kadar gelen bir cemaattir. Halk arasında Sabataycılık adı ile bilinir. İnananları ona Amirah derlerdi.
Yahudiler, günün birinde bir Mesih'in gelerek kendilerini uzun yıllardır süren sosyopolitik tabanlı acılardan kurtaracağını düşünüyorlardı. Zor koşullar altında Yahudiler arasında mistisizme inananların sayısı da giderek artıyordu. Yahudi mistisizminin en önemli kaynaklarından biri 'Kabala' idi. Görünenin arkasında mutlaka bir başka şeyin gizlendiği fikrinden hareket eden Kabalistler, kutsal metinlerde çeşitli sayılar ve matematiksel işlemlerle gizli gerçeği ortaya çıkarmaya çalışıyorlardı.
Ortaya çıkarılmaya çalışılan gizli gerçekler arasında kurtarıcı Mesih'in kim olacağı ve hangi tarihte geleceği de vardı. Bu görüşler içinde en çok rağbet görenlerinden birisi de milenyumda (1000'li yıllarda) bir Mesih'in mutlaka geleceği şeklindeydi. Yine Kabala'da 666 sayısının şeytanın yılı ya da sayısı olduğu şeklinde bir inanış bulunuyordu. (Vahiy 13:18, Altı yüz altmış altı korkusu) Bu iki sonuçtan hareketle, 1666 yılının 'hayati önemine' ilişkin yaygın bir inanış oluştu.
alıntıdır