Olağanüstü bir durum değil ama konusu güzel bir kitap.
Puan vermedi·144 syf.··
2025 39. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2025 12:02
Kitapla ilgili ilk cümlem şu olacak: Kokularla ilgili bir deneyimi olmayan bir insan, kesinlikle kitabın kapağını bile açmasın çünkü ne gerçekçi gelecek ne de bir şey hissettirecek... Cibineko Mutfağı çoktan beri okumak istediğim bir kitaptı. Dün eve girince şöyle bir şey hissettim; bu benim evimin kokusu. Bazen işten geldiğim zaman eve girdiğimde özellikle evde başkaları varsa kendi evime girmiş gibi hissetmiyorum. Odama gidene kadar. Bu kokuların iyi ya da kötü olması ile ilgili bir şey değil. Benim bildiğim sevdiğim bir koku olması ile ilgili. Evden ayrılırken bu sahneyi düşünmüştüm, o yüzden canım çıkana kadar son saniyeye kadar temizlik yapıp öyle gittim memlekete. Ben çok takıntılı bir insan mıyım bilmiyorum. Ama insanlar çok rahat. O yüzden daha uzun ömürlü olurlar benden. Diye düşünüyorum. Yine de böyle yaptığım için mutluyum. İşte kapıdan girince kokuların ne kadar önemli olduğunu bir daha anladım. Sonra hiç aç olmadığım halde. Gerçekten hiç aç olmadığım halde aklıma gelen bir çorbayı yaptım. Çünkü iki gündür burnumda bir koku var. Ve eğer o kokuyu beslemezsem korkularım beslenecekti. Bir tarhana yaptım, burnum mutlu oldu, ben mutlu uyudum. Sonra bu kitabı hatırladım. Kitapla ilgili duyduğum şey şuydu daha doğrusu okuduğum şey, yemek kokularının insan üzerindeki muhteşem etkisi. Tabii ki kitapta bu böyle söylenmiyor daha utopik bir şekilde tasvir edilmeye çalışılıyor. Öyle bir şey yok. Olmasına gerek yok. Kokular tek başına gerçekten mucize. Yani ben bir çorbayı içerken hüngür hüngür ağlayabilirim. O çorbayı neyle kiminle bağdaştırdığıma bağlı olarak bunu yapabilirim. Gerçekten belki karşımda biri olmaz ama olduğunu hissedebilirim. Bu kitaptaki gibi belki ölmüş birisi de olmasın şart değil. Bazen insanlar ölmeden de cenaze namazını kılarız. Yaparız bunu. Herkes yapmıştır. Bu hisleri hissettiğimiz insanların çok değerli olması gerekmiyor. Değerli olan bizim hislerimiz. Yemeğe bizim verdiğimiz önem. Ben o çorbayı nasıl pişirmiştim. Önemli olan bu. Çünkü her yemeği aynı pişirmeyiz. Kendimizden bir şey kattığımız yemekler var, bir de öylesine pişirdiğimiz yemekler. Aynı olması mümkün mü? Değil. Ben tek başıma mantı yiyemem. Gerçekten yemem. Bana bütün mantılar soğuk geliyor artık. Belki çok yemek yiyen bir insan olsaydım bir sürü anım olurdu ama bu kadar işte. O yüzden bu kitap belki çok basılmamıştır belki çok okunmuyordur bilmiyorum ama ben de çok yer etti. Basit hikayeler var içinde. Doğru. Ama hangimizin hikayesi bu kadar basitken bize olağanüstü gelmiyor ? İşin sonunda her şey bitiyor. Bize sadece kokular kalıyor. 70 yaşıma kadar da yaşasam bazı kokuları hiç unutmayacağımı biliyorum. Bunun iyi bir şey olmadığını da biliyorum. Ama bildiğim şu. Kesinlikle insanın en zayıf olduğu nokta burası. Kokulara karşı savaşılmıyor.
Edebiyat
Chibineko MutfağıYuta Takahashi · Athica Yayınları · 2024842 okunma
·
70 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.