Gönderi

Kadının “Adı” var.
Puan vermedi·400 syf.··
2025 36. kitabı
Orhan Kemal’in öfkeyle okuduğum eseri: El kızı Beni öfkelendiren sadece toplumda kadının yeri yada kadına biçtiği rol değildi. Kadında kadının yeri yada kendi içimizde kendi yerimiz. Toplumun kadını konumlandırdığı ve tüm varlığımla reddettiğim yer zaten malumumuz. Yalnız aynı dönemde, kadına nesne olarak bakılan, namus kavramını kadın bedeni üzerinden inşa eden, kadının adının olmadığı bu dönemde farklı İki kadın karakter görüyoruz ;Nazan ve Neriman(jale). Biri hikayede nesne olmayı kabullenmiş , sönük, gölge olarak devam ettirdiği hayatını tıpkı bir eşya gibi çürüye çürüye bitiriyor . Gelelim Nerimana; toplumun kendisine biçtiği rolü, bir eşya olarak layık görüldüğü köşeye sinme rolünü , kabul etmiyor. Kendi hikayesinin öznesi oluyor, üstelik böyle bir toplumun karşısında. Diyeceğim o ki ben roman boyunca Nazana atfedilen “saf” sıfatını reddediyorum. Saflık bence kendi özünün bilincinde olmaktır. Benim görüşüme göre kadın erkek farketmez insan olarak hepimiz kendi hayatımızın öznesiyiz ve kimsenin bize bir nesne muamelesi yapmasına izin vermemeliyiz. Hayat dediğimiz şey bu kadar ucuz olmamalı.
Edebiyat
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.