Bir kitabı yarım bırakmanız gerektiğini 50 sayfada nasıl anlarsınız?
1) Erkek karakter soyunma odasındaki bir kadını gözetleyen ve o kadına haberi olmadan iç çamaşırı almayı eğlenceli bulan bir sapık ve andavalsa: Yazarın çabalarının aksine, gözetlediği kadının esas karakter olması durumu asla romantikleştirmedi tabii.
2) Tarihi aşk adı altında basılan kitap “tarihi” olmakla ilgilenmiyorsa: Döneme sıkı sıkıya bağlı kalınsın demiyorum, işin içine kurgu kısmı da girecek elbette. Ama o dönemde bekar bir kadının sokaktaki herhangi bir adamı evine getirip birkaç hafta onunla yaşamayı planlaması ve bunun gayet olağan karşılanması akıl kârı değildi.
3) Kitabın redaksiyonu hiç iç açıcı değilse: Kitapta öyle bir karışıklık mevcut ki kimin konuştuğunu, kimin iç sesini okuduğumu bile anlayamadığım zamanlar oldu. Üstüne bir de gereksiz betimlemeler eklenince 50 sayfa sanki 150 sayfaymış gibi hissettirdi.