Tek kelimeyle... Muhteşem... Albert Camus'nun en sevdiğim özelliklerindrn birisi betimlemedir. Bu eserinde de bu yeteneğini fazlasıyla konuşturmuş. Kitabı sanki okumuyor da izliyormuşsunuz gibi bir etki olusturuyor. Kitabın içeriğinden bahsedelim. Kitabı ana karakterimiz Dr. Rieux'nün anlatımıyla okuyoruz. İlk kitabı açtığımızda karşımıza insanların sıradan, basit bir hayat yaşadığı Oran kenti çıkıyor. Sonrasında bir apartmanın görevlisi bir gün ortaya fare ölülerinin çıktığını farkediyor. Gün geçtikçe ölü fare sayısı artıyor ve akabinde olaylar gelişiyor. Camus çaresizliği, umut etmeyi, çalışkanlığı, dostluğu, inancı ve az da olsa aşkı gösteriyor bu eserinde okurlarına. Okuduğunuz da farklı duygulara gireceğiniz, sizi içine çeken yani sanki o şehirde yaşayan biriymişsiniz gibi hissettiren bir eser ile karşı karşıyayız. Ayrıca içinde altını çizebileceğiniz bolca cümle barındırmakta. İyi okumalar...