Spoiler İçerir! (Harry Potter ve Apollon'un Görevleri'nden de)
Bu kitap mı duyguyu hissettirmede çok iyi yoksa ben her kitapta mı öyleyim bilmiyorum ama sanki Patroklos benmişim gibi yaşadım her şeyi. Kişiliklerimiz birbirine benzediğinden de olabilir, sık sık onun yerinde ben olsam da böyle yapar mıydım diye düşünürken buldum kendimi. Akhilleus ve Patroklos'un yakınlaşmasından Troya'ya çağrılmalarına kadar olan kısımlar içimi ısıttı. Özellikle Pelion'daki eğitimleri. Kheiron zaten aşina olduğum ve sevdiğim bir figürdü (Percy Jackson da sağ olsun.) Çocuklar İçin Destanlar: İlyada - Odysseia - Aeneis bu kitapları okuduğum için İlyada'da genel olarak neler olacağını biliyordum, her şeyi bilerek okudum. Ama tıpkı Cedric'in, Snape'in, Sirius'un ölmesi, Jason'ın ölmesi gibi bilmeme rağmen okuyunca ilk defa öğreniyormuşum gibi hissettirdi. Yine o etkiyi yarattı. Briseis ve Akhilleus'un ufak kavgası da üstüne krema oldu.
Akhilleus'un ölümcül hatası kesinlikle hubris, Annabeth gibi. Özellikle gücünün ve sahip olacağı şöhretin farkına vardıkça kesinleşti bu. Patroklos da Agamemnon'la olan kavgadan sonra buna çok dikkat çekti. Hem yetiştirilme biçimiyle hem de kaderiyle bağdaşabilir bence. İşin sonunda hatasının farkına vardığında her şey için çok geçti, genelde de öyle olur zaten. Ne demişti Briseis? "Ölüsüne dirisinden daha fazla kıymet veriyorsun."
Beni en çok bitiren alıntı "Hektor bana hiçbir şey yapmadı." idi. Sürekli tekrarlayıp durmaları da içimi acıttı.
İnceleme yazmada pek iyi sayılmam, son zamanlarda da hiç yazmıyorum. Konudan konuya atlıyorum, doğru düzgün bir eleştri yapmıyorum. Orijinal İlyada'yı henüz okumadım, bu yaz okumak istiyorum. Oradaki Akhilleus ve Patroklos karakterlerini pek tanıdığım da söylenemez. Bu kitapta doğru yansıtılıp yansıtılmadığını bilmiyorum. Ama sonuçta retellingler adı üstünde aslında olanların yazar tarafından yorumlanıp şekillendirilmesiyle oluşur.
Kitabı eline alan tamamen anlayarak okuyamaz diye düşünüyorum, bir Yunan mitolojisi bilgisinin de bulunması gerekiyor. Retelling yazarları hikayelere kendi pencerelerinden bakarlar, kendi yorumlarını katarlar. Akhilleus ve Patroklos'un aşıklar olması gibi. Bu kitaptaki Briseis gibi. Benim okuduğum ilk mitoloji retelling'iydi ve kesinlikle pişman değilim.
Patroklos favori karakterimdi kesinlikle... En azından bu kitaptaki haliyle, çünkü bazı açılardan çok fazla empati kurdum onunla.
Sağlıcakla kalınn <3