Gönderi

KEŞANLI ALİ DESTANI VE İŞLEDİĞİ TOPLUMSAL SORUNLAR
Puan vermedi·160 syf.··
2023 23. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2023 13:57
Keşanlı Ali Destanı 1962 yılında Haldun Taner tarafından yazılan ve ilk defa 1964 yılında sahnede oynanan ilk epik tiyatro örneğidir. Bu eser, Türkiye'de 1425 kere oynanmış, yurt dışında ise Bonn, Stuttgm, Nümberg,Hamburg, Berlin, Londra, Beyrut, Peşte ve Çekoslavak;ya'da temsil edilmiştir. Haldun Taner bu tiyatroya müzikal bir havada katmak istemiş ve kitabı nazım nesir karışık yazmıştır. Kitapta Olaylar Sineklidağ Mahallesi’nde geçmektedir. Sineklidağ Mahallesindeki bütün karakterler tek tek kendilerini tanıtarak sahne açılır. Ali, Sineklidağ’da oturan bir gençtir ve Zilha’yı sevmektedir. Zilha’nın kötü işlerle uğraşan amcası öldürülür ve suç Ali’nin üzerine atılır. Ali, yiğitliğiyle mahalle tarafından sevilmiş ve mahallede ünlenmiştir. Ali, suçsuzluğunu ispat edemez. Hapishaneden çıkınca görkemli şekilde karşılanır. Ali, arkadaşlarının ısrarı ile mahallenin muhtarlığına adaylığını koyar. Haldun Taner, Keşanlı Ali Destanı’nda topluma eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşır. Bu oyunda gecekondulaşma ile kent hayatı arasındaki çatışmalar, toplumsal çarpıklıklar, yöneticilerin ihmalkârlığı, ekonomik sıkıntılar, toplumun kadınlara bakış açısı gibi unsurlar dile getirilir. Yazar, edebiyatın toplumsal gücünü kullanarak, 1960’ların toplum hayatını; ironi ve komedi unsurlarını da katarak, olayları daha iyi aktarabilmek için semboller kullanarak, destan özelliklerini verebilmek amacıyla olağanüstülükler katarak ve karakterlerde Anadolu ağzını kullanarak anlatmıştır. Keşanlı Ali Destanı, Haldun Taner tiyatrosunun temel taşlarından biridir. Taner bu eseri için şöyle der: “Bildiğiniz gibi bizim halk gösteri biçimlerimizle modern epik tiyatronun akrabalığından faydalanıp epik bir Türk halk tiyatrosu üslubuna yöneldim. Kendi kişiliği ile çevrenin onda kurduğu kişilik arasında bocalayan Ali’nin iç çatışması renkli bir gecekondu ortamına oturtulmuştur.”. Bu bakımdan ana hatlarıyla sosyo-kültürel olan eser, yer yer mahalledeki kişilerin iç dünyalarına da yönelir. Oyun büyük bir gece kondu mahallesinde geçer. Gecekondu olgusu Türkiye'de 1950'1erde başlayan ve gittikçe büyüyen sosyal bir problemdir. Köyde işsiz kalan topraksız köylüler, iş bulabilmek ümidiyle şehre akın eder. Gerekli hazırlığın ve alt yapının içinden gelmeyen köylüler, gecekondulaşmayı ortaya çıkarır. Bu göç sırasında devlet tarafından gerekli planlama yapılmadığından daha önce köydeki toprak sahipleri için çalışan insanlar, bu sefer de gecekondu ağalarının eline düşmüş, başlarını sokabilecekleri bir gecekonduyu yasa dışı yollarla elde edebilmek için gece kondu ağalarının sömürüsüne boyun eğmek zorunda kalmışlardır. Buradan o dönem ki devletin sorumsuzluğu ve ihmalkarlığı da çıkartılabilir. Köyden şehre gelen bu insanlar şehirdeki yaşama tam olarak ayak uyduramazlar ve para kazanabilmek için her işi yaparlar. Bu işler bir uzmanlık gerektirmeyen herkesin yapabileceği niteliksiz işlerdir. Bu mahallede her çeşit ve kültürden insan farklı farklı işler yaparlar. Her ne kadar şehrin içinde yaşasalar da köylü ve şehirli olmak arasında sıkışıp kalmışlardır. Kaldı ki şehirde yaşamalarına karşı hala Anadolu ağızı ile konuşurlar, birbirlerine lakap takarlar ve bu Haldun Taner tarafından özellikle belirtilir. Bu durum bize kitapta ki “Sinekli dağ burası, Şehre tepeden bakar,Ama şehir ırakta, Masallardaki kadar.” Dizeleriyle verilmiştir. Burada ‘masal’ vurgusu şehirli olamanın ancak hayal olabileceğini ifade eder. Devletin bu durumlardaki eksiği halkın bir kahramana ihtiyaç duymasına yol açar. Haldun Taner’in Sineklidağ halkının Ali’ye duyduğu hayranlığı vermesi halkın ve o zamanki toplumun cehaletine vurgu yapmak içindir. Halk aslında Ali’ninde ağalardan ve devletten farklı olduğunu göremez. Ne derse desin ne yaparsa yapsın Ali’yi haklı bulur ve bir koyun sürüsü gibi onun peşinden giderler. Haldun Taner’in en çok dikkat çektiği konulardan biri halkın bilinçsizliğidir. O dönemde halkın en düşük kesiminden en yüksek kesimine kadar herkes yalnızca kendi çıkarı doğrultusunda hareket eder. Bu nedenle gelişemeyen bir toplum yapısı oluşur. İnsanlar yalan söylerler, kandırırlar. Uğruna destan yazılan kahraman Ali bile muhtarlık seçimini kazanmak için hile yapar. İktidara gelmek isteyen partiler oy için anlaşma yaparlar. O dönemki toplumun bakış açısı çok keskin ve serttir. Dolayısıyla hem Ali hem Zilha toplum ve kendi içlerinde çatışır. Birbirlerini sevseler bile toplumsal düşünce onlara engel olur. Aynı toplumsal düşüncenin kadınlara bakış açısı da dardır. Olga ve Zilha karakterlerinin diyalogları hem Batı toplumunun hem de Doğu toplumunun yanlışlığını anlatır. Haldun Taner burada Doğu-Batı çatışmasına da değinir. Kitap da geçen “İçkiler, at yarışları, oturma biçimi farklılıkları” Doğu-Batı çatışmasının örnekleridir. Fakat burada aynı zamanda kentin zengin kesiminin yanlış batılılaşmasına da dikkat çekilir. Batının eğitimini, bilimini örnek almak yerine medenileşmek adı altında yanlış taraflarını alırlar. Hem fakir kesim hem zengin kesimin yanlışları vardır fakat yaşamları bir o kadar zıttır. Bu da toplumdaki sınıf farklılığını ve fakir-zengin çatışmasını ortaya çıkartır. Haldun Taner bunun için ‘köpek’ sembolünü kullanmıştır. Ali’nin köpeği Karabaş ile Zilha’nın köpeği Şamama’nın karşılaştırıldığı Şamama şarkısı bu sebeple verilmiştir. Karabaş Ali’yi Şamama ise Zilha’yı temsil eder. Şamama güzel kokulu kavun anlamına gelir. Şamama bakımlı, iyi şartlar altında yaşayan, güzel kokan bir köpektir. Doğumunu sezaryen yaptırmışlardır. Oldukça lüks bir hayat yaşar. Karabaş ise pis kokan, kötü yerlerde yaşayan bir köpektir. Fakir ve zengin sınıfın yaşantıları ve bu sınıfların arasındaki büyük farklılıklar tasvir edilmiştir. Son olarak, Haldun Taner’in Keşanlı Ali destanı 1960’ların Türkiye’sini sosyolojik açıdan ele alan bir epik tiyatrodur. Ancak Taner bunu yaparken geleneksel Türk tiyatrosundan uzaklaşmamış ve epik tiyatronun içinde kullanmıştır. Kitap da birçok toplumsal soruna değinir ve halka yeni bir bakış açısı kazandırmaya çalışır.
Edebiyat
Keşanlı Ali DestanıHaldun Taner · Yapı Kredi Yayınları · 20152,500 okunma
··
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.