Yağmurlu bir günde, sıcacık sakin bir mola
bildim bileli icimde hep atlar koştururdu.Hic durmaması tembihlenmis,birbirinin peşi sıra dört nala atlar.
Ben alisiktim böyle yasamaya,hatta herkesi benim gibi sanırdım.yapmam gereken her iş vaktinde değil mutlaka erken bitmeliydi,gitmem gereken heryere en azindan on dakika önce varmalıydım. Her zaman olan biteni kontrol edecek zamanım, başıma gelecek olası sıkıntılara karşı bir B planım ve elbette çok büyük, dinleyen herkesin ağzını sulandıran hedeflerim olmalıydı.
Elimde olana,olduğum kadarına baktım, neler başarmam gerektiğini değil sadece nerede olmak istedigimi hatırladım. Olduğum insanı kabul ettim.olamadigim tüm insanları karşıma aldım uzun zamanlara yaya yaya hepsiyle barıştım.
Ilk kez kendi başımı okşadım ve kendimle yeniden tanıştım. Aza değil sadeye tamah ettim.
Atları sakinlestirdim,süvarileri indirdim,her birini azat ettim.
Ben buydum,bu kadardim, bukadar olmak istiyordum.Ben hala buyum,bu kadarim ve olduğum kadarını seviyorum.