Okurken heyecandan yerimde duramadigim, Dostoyevski nin "Hepimiz; (kendisi,Çehov,Turgenyev,Gorki,Tolstoy) Gogol ün 'Palto' sundan çıktık " dediği o muhteşem eseri dilim döndüğünce,kendimce yorumlamaya çalışacağım.
Baş kahramanımız Akaki Akakiyeviç,ellili yaşlarda, yalnız yaşayan,küçük bir memuriyet hayatında sadece kendine verilen yazıları temize çekme görevi olan ve yaptığı bu işten başka hayatında hiç bir zevki olmayan sıradan bir Petersburg ludur. Etrafindaki insanların devamlı alay konusu olan ve memuriyet hayatında da sürekli horlanıp ezilen Akaki,sükunetle tüm bu yapılanları sineye çekiyor.
Rusya'nin çetin hava koşullarında sahip olmak istediği tek şey ise yeni bir "palto" oluyor. Paltoya sahip olabilmek için geceleri mum yakmaktan ve çay içmekten bile fedakarlık ediyor.Canini dişine takarak elde ettiği Palto'sundan sonra hikâye çok farklı yerlere evriliyor.
Kitabi bitirdikten sonra kendime sordugum soru ise şu oldu;Hayata dair bir amacın olduğunda nasıl sıkı sıkıya bağlanırsın veya o amaç hayatından gittiğinde nasıl paramparça olabilirsin???