İnsanlar kurallara uyar, çünkü onlara inanırlar. Peki insanların kurallara inanmasına ne sebep olur? Ondan da önemlisi, yoksulları, köleleri ve hatta dalitleri bile onları böylesine sefilleştiren kurallara inanmaya ne ikna eder? Yanıt, hikayelerdir. Hikaye anlatmanın pek faydalı bir şey olmadığını düşünebilirsiniz ama insanların sahip olduğu asıl güç budur. Bu bizim gizli süper gücümüzdür.
İyi bir hikaye anlatıcısı, insanları kurallara inanmaya ikna ederek yüzlerce askerin yapacağı işi çok daha kolayca yapabilir. İnsanlar Antik Mısır'ın yükselişinden hatta tarım devriminden çok önce hikayelere bel bağlamaya başladılar. On binlerce yıl önce birkaç grubu bir araya getirerek kabileler kurmak ve kabilenin her üyesinin uyacağı kuralları belirlemek icin hikayeleri kullanıyorlardı. İnsanları güçlü kılan ve bütün diğer hayvanları alt etmesini sağlayan şey buydu.
Aslanlar ve kurtlar da bazen işbirliği yaparlar ama sadece sayıca az sürülerdi. Bin tane aslanı asla aynı iş için beraber çalıştıramazsınız çünkü aslanların hikayeleri yoktur. Bir hikaye kabile kurmaları için bin insana ilham verdiğinde o kabile tüm aslan ve kurt sürülerinden daha güçlü olur. Sağlam bir hikayesi olan bir kabile dünyadaki en güçlü şeydir.Tarım devriminden sonra rahipler ve şefler insanları tapınaklar ve surlar inşa etmeleri için çok çalışmaya ikna ederken hikayeleri kullandılar. Köyler büyüyüp şehirlere, kabileler büyüyüp krallıklara dönüşürken hikayeler de büyüdü. Küçük kabileler küçük hikayelerle idare edilebilir ama büyük bir krallık yaratmak istediğinizde büyük bir hikayeye ihtiyaç duyarsınız.Durdurulamayan İnsanlık 2Yuval Noah Harari