Girit kıyılarında geçen güzel bir dostluk hikayesi “Zorba”
Ana karakterlerden patron,eğitimli,kitaplarla arası iyi,entellektüel seviyesi yüksek genç bir adam. Zorba ise özgür,hayatı geldiği gibi akışında yaşayan,eğitimli olmasa da yaşadıklarından çok şeyler çıkarıp özümsemiş,yaşça patrondan daha büyük bir adam. Bu dostluk,içe dönük bir yaşam süren patronun hayatında büyük aydınlanmalar yaşamasına vesile oluyor.
Nicos Kazancakis, bu güzel romanıyla 1957 nobel edebiyat ödülünü 1 oyla Camus’a kaptırmış.Camus ise bu duruma “ödül onun hakkıydı” demiş. Gerçekten son derece samimi bir dille kaleme alınmış,betimlemeleriyle sizi adada güzel kokan otların,denizin arasındaymışcasına hissettiren,karakterlerle beraber dans ettiren, her yaşanan duyguyu size geçirebilen bir roman. Çevirisi de çok başarılı.
Eğer roman karakterlerini tanımak gibi bir şansımız olsaydı zorbayı tanımak isterdim. Karakterle ilgili yazmak istediğim çok şey var ama okumayanlar için tadını kaçırmak istemiyorum.Eseri okuyanınız varsa ne demek istediğimi çok iyi anlayacaktır. Postumu Yunan adası manzarasıyla resmedip sevgili zorbaya bir selam çakmak istedim
Sözümü zorbanın güzel bir sözüyle noktalamak istiyorum:
“Kanatlanmak istiyorsan uçurumun kenarina git…”