Gönderi

8/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2022 214. kitabı
Uzun yıllardır popülerliğini hiç kaybetmeyen,benim de öğrencilik zamanlarımda okuyup,yıllar sonra yeniden elime aldığım “Semerkant” romanının bende bıraktıklarını paylaşmaya geldim bugün. Kitabın kurgusu ikiye ayrılıyor. İlk bölümde yazar bizi bundan yaklaşık bin yıl öncesine;İran’a,üç arkadaşın yanına götürüyor. Tarihe adını farklı şekillerde adını yazdıran bu üç adam; Dünyayı gözlemleyen Ömer Hayyam,dünyayı yöneten Nizamülmülk ve aynı dünyaya dehşet saçan Hasan Sabbah. Romanın ikinci bölümü ise Benjamin adlı bir Amerikalının yıllar sonra Hayyam’ın Rubailerini bulma arayışını konu alıyor. Tarihsel kurgu okumayı çok seven bir okur olarak kitabın ilk yarısından büyük keyif aldım. Yazar,tarihe adını farklı şekillerde yazdırmış üç ismi kurgusuna almış ve ileri düzey tarih bilgisiyle harmanlayarak harika bir iş çıkarmış. Bu bölümde beni rahatsız eden tek şey Sultan Alparslan ve Melikşah’ı kurguya dahil ederken bilinen gerçeklikten saptırılarak anlatılmasıydı. Tarih bilgisi kuvvetli olan ve kitabı okuyan arkadaşlar varsa bu bölümleri tartışmak isterim. Kitabın Benjamin ile olan kurgusu ise bana göre zorlama ve son derece sıkıcıydı. Keyif aldığım bir kitaptan sonra alakasız bir kitaba geçmişim gibi hissettim. İlk defa bir roman için böyle bir fikir oluştu bende. toparlayacak olursam kitapla ilgili genel yorumumu merak edenlere sadece ilk bölümü beğendiğimi söylemek istiyorum:)
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
·
20 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.