15 yaşında evden kaçan Kafka ve toplumdan izole yaşayan,okuma yazması bile olmayan 50’li yaşlarındaki Nakata’nın birbirine paralel ilerleyen büyülü hikayesi. Yine Murakami’ye özgü ilginç,ilmek ilmek işlenmiş iki absürt karakter,bol bol müzik,felsefe,rüyalar,paralel evrenler,kediler…
Merak uyandıran,su gibi akan ve sonu belirsiz bırakılan bir roman. Romanın ortalarında Çehov’dan bir alıntı bırakmış Murakami:”Eğer bir öyküde bir tabanca geçiyorsa sonunda mutlaka patlaması gerekir”diye ama kendi bu tabancayı patlatmıyor. Okurken bir yere varmasını beklemeden, sadece romanın akıp giden yolculuğuna bırakırsanız kendinizi benim gibi büyük keyif alacağınızı düşünüyorum.