Serenad’ı okurken yazarı bana Zülfü Livaneli değilde herhangi bir kadın yazarmış hissiyle okutturabilmesine çok şaşırıyorum. İçerisindeki hikaye beni öyle içerden etkilediki yazacağım her cümle kitaba hakaret ediyormuşum hissi veriyor. Öyle eksik kalıyor hissettiklerim. Bir kitap bir hikaye insanı ne denli etkileyebilir ve bir oyuk açılmasına sebep olabilir bilmiyorum ama sanırım içimde açılan oyuk hislerimin tam karşılığı olabilir. Bu cümleleri belki erken yazıyorum (kitabı bitirir bitirmez) o yüzden hala etkisinde ve içinde yüzüyorum. Süre vermiş olsam bile Nadia’yı unutabileceğimi sanmıyorum. Teşekkürler Zülfü Livaneli, teşekkürler Maya Duran, teşekkürler profesör Max ve sevgili eşi Nadia.