Ba-yıl-dım
10/10
·672 syf.··
2025 14. kitabı
Sonunda okudum. İlk çıktığı sene sınava hazırlanıyordum, dedim bitsin öyle alırım. Sonra yazar beni şaşırtarak nerdeyse iki yıl gibi bir sürede peş peşe üç kitabı da çıkardı. Hepsi de birbirinden kalın. Öncelikle bu konuda yazarı tebrik edeceğim. Bu arada hala sınava hazırlanıyorum ama daha fazla dayanamadım ahahah. En sonunda başladım. Pişman mıyım? ASLA. İyi ki okudum. Uzun süre sonra okuduğum en iyi fantastik romanlardan biriydi. Ve söylemeliyim ki uzun kısa fark etmeksizin fantastik serilerin ilk kitabı genellikle az olaylı geçer, evreni tanımakla uğraşırız. Bu kitap asla öyle değildi, ilk kitapta bile olaylara doyduk. Violet, annesi General Lilith Sorrengail tarafından zorla biniciler bölüğüne girmeye zorlanır. Babasını ve abisini yıllar önce kaybetmiş olan genç kızımızın ailesinden geriye yalnızca başarılı bir general olan annesi ve en az annesi kadar başarılı olan ablası Mira Sorrengail kalmıştır. Violet’in ailesindeki herkes binici olduğu için annesi de Violet’ı bu konuda oldukça sert bir şekilde zorluyor. Kızımız ise hayatı boyunca Katipler bölüğüne girmek için yetişmiş ve fiziksel olarak da Basgiath akademisinde savaşamayacak kadar güçsüz. Minyon, eklemleri zayıf bir kız. Basgiath akademisine girdiği ilk anda ise düşmanı Xaden Riorsan’ın nefreti ile burun buruna gelir. Fen Riorsan, Violet’in abisini; Lilith Sorrengail ise Xaden’ın babasını öldürmüştür. Rebecca, tebrik ederim hayatım. İlk defa fantastik kitap yazan biri olarak harika bir iş çıkarmışsın. Evrenin hem çok geniş hem de oldukça dolu. Benim kitapta elle tutulur beğenmediğim hiçbir şey olmadı. Tek bir ufak pürüz var, o da anlatmaya bile değmez. Yazar Violet ve Xaden’ın ilişkisini hızlandırmış gibi hissettim. Hani nefret ediyorlardı ve nefret bitmeden hemen aşk başladı. Gerisi nasıldı derseniz, MÜKEMMEL. Violet gördüğüm en iyi karakter gelişimi olan karakterlerden biri. Kendine güveni, azmi, hırsı çok güzel işlenmişti kitapta. Hayatı boyunca yetersiz ve güçsüz olarak damgalandıktan sonra Violet gibi kendine güvenebilecek çok az insan var. Ama kızımızın hamurunda var, Violet asi ve güçlü bir kız. İlerleyen kitaplarda iyice dediğim dedik birine dönüşecektir diye tahmin ediyorum. Boş bir egosu da yok en azından. Kız en güçlü ejderhalardan birine sahip ve mühür gücü de oldukça nadir bulunuyor. Pardon iki. Ejderhalar demişken… Bir ejderhaya da aşık olmadım demem artık. Tairn bizim için kitabın asıl baş karakteridir ahahahah. Çok karizmatik. En sevdiğim sahneler genellikle Violet ve Tairn’in konuşmaları oluyor zaten. Ayrıca Xaden-Sgyael-Violet-Tairn dörtlüsü arasındaki bağ bence çok tatlı ve güzel. Sadece çok fazla karakter ve yer ismi geçiyor. Yani o kadar vardı ki aklımda tutamadım çoğunu. Yazar başlarda biraz fazla bilgi yükledi bize yorulmadım değil okurken ama sürekli bilgileri hatırlattığı için zorluk yaşamadım. Aktı geçti sayfalar valla, iki günde bitti kitap. Ama durmadan okudum. Xaden’ı sevdim ben, şimdilik okey gibi duruyor. Gizemli erkekler benim her zaman favorimdir, Xaden da sır kutusu gibi zaten. Onun hakkında bir diğer hoşuma giden şeyse Violet'in her daim gelişmesini istemesi ve ona gizlice de olsa destek olması oldu tüm kitap boyunca. Normalde erkek karakter kızımızı ne karar alırsa alsın destekliyorsa bu bana cringe geliyor. Hani annenin sözünü dinleyen beş yaşında çocuk musun sen? Fikirlerin mi yok? Örnek: Rhys. Ama Xaden öyle değildi, Violet'ın güçlü olması için çabaladı, onu eğitti ve kendini savunmasını öğretti ancak kendi idealleri de vardı ve hiçbirinden de vazgeçmedi. Aşkına da gayet güzel sahip çıktı. YAZARLARA DUYURULUR FEMİNİST ERKEK KARAKTER İLLA EZİK OLMAK ZORUNDA DEĞİL! Fantastik kitap okuyorsak iki baş karakter de güçlü olmalı bence. Bu konuda Xaden'ın da ne kadar güçlü yazıldığını okuyoruz ve yazarımız da çok şükür bunun altını dolduruyor. Hani yok karakter şöyle güçlü, yok böyle kaslı, aman şu zaferleri var aman herkes ondan korkar deyip yirmi sayfa erkeği övdükten sonra bir kere bile güçlü olduklarını okumadığımız karakterler var ya? Heh işte. Çok şükür Xaden onlardan biri değildi. Arkadaşlıklar, bağlar da çok güzel işlenmiş. Aynı zamanda o acımasız ortamı da yazar güzel aktarmış bize. Yani her an biri ölebilir korkusuyla çeviriyoruz sayfaları. Benim öznel fikrim ama ben Lilith’i sevdim. Katı ve kuralcı biri olabilir ama içten içe onun kızlarına çok değer verdiğini düşünüyorum. Ben bayıldım bu kitaba. Fantastik kitap seven yanımı güzelce doyurdu. Hemen devam kitabına başlayacağım. Şimdiden herkese iyi okumalar. Kitaplarla kalın!!!
Fantastik
Dördüncü KanatRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20236,4bin okunma
·
75 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.