William Shakespeare'in en uzun tiyatro oyunu olarak nitelenen "Hamlet", beş perdeden oluşur. Trajedi türündeki oyun, William Shakespeare tarafından 1599-1601 yılları arasında yazılır. Aynı zamanda dünyada en çok oynanan tiyatro oyunu olma özelliğini bünyesinde barındırır. Deneyimli yazar, bir siyasi yapıda ahlaksızlığın nasıl yoğun olduğunu göstermek ister. Tragedyasını keder, coşku, intikam, ensest, ihanet, onur arayışı gibi yüksek olgularla süsler. İnsanın en yakınından bile yaralanabileceğini okura anlatır. Bir rivayete göre tiyatro oyununun kaynağı, eski kuzey efsanelerine dayanır, Hamlet'in bir İzlanda kahramanı olduğunu belirtir. Oyunun muadillerinin Fransa ve Danimarka'da da sergilendiğini ve Shakespeare'in bu oyunlardan da etkilenmiş olabileceği söyleniyor. Yazarımız yalın bir dil kullanır ve coşkulu bir üslup tercih eder. Söylediği cümlelerin alt metni fazlaca doludur ve okurun zihninde bir soru işareti, bir karşılaştırma yapmayı hedefler. Metnin en sevdiğim yanı, başlı başına Prens Hamlet oldu diyebilirim. Gerek coşkunluğuyla, gerek entrikalarıyla, gerek insanlara tutumuyla cidden dünya edebiyatına çok özel bir karakter bırakmış William Shakespeare... En çok Hamlet'in kafa karışıklığını, kararsızlığını ve buna göre değişen ruh halini sevdim.
Danimarka Krallığı'na konuk oluyoruz. O dönemde siyasi ilişkileri bozuk ve mutluluk düzeyi az olan Danimarka, Norveç ile de savaş içindedir. Böyle buhranlı bir dönemde Kral Hamlet öldürülür. Yeni kral kardeşi Claudius olur. Claudius, kısa sürede dul kalan Kraliçe Gertrude ile evlenir. Oyunun ana kahramanı Prens Hamlet hem babasının yasını tutmakta hem de kral amcasıyla evlenen annesine üzülmektedir. Bir gün ölen babası, Prens Hamlet'e hayalet olarak görünür. Hayalet babası Hamlet'e Claudius tarafından zehirlenerek öldürüldüğünü ve intikamını alması gerektiğini anlatır. Bu noktadan sonra Hamlet, planının bir parçası olarak saraydaki herkesi aldatmak için çılgın ve melankolik bir euh haline bürünür. Kral ve Kraliçe bu durumun nedenini anlayamaz, Hamlet'in eski arkadaşlarını devreye sokarak öğrenmeye çalışır. Hamlet bu numarayı da yemez. Aksine krallığa gelen tiyatro oyuncularından yardım ister ve tüm krallığa içinde bulunduğu durumu bir tiyatro oyunu gibi seyrettirir.
Kral Claudius, bu oyundan ve sondan çok rahatsız olur. Hamlet, annesini ikna etmeye çalışırken, durumlardan rahatsız olan Kral, Hamlet'i İngiltere'ye gönderme planı yapar. Hamlet bu planı da tersine çevirip tekrar Danimarka'ya döndüğünde, Claudius bir düello ayarlar ve bu düelloda Prens Hamlet'in Leartes ile kılıç savaşı yapmasını öngörür. Arkasından çevrilen işlerin farkında olan Hamlet, bu düelloyu da kendi lehine çevirmek ister. Düello, epik bir son yaratır. Peki ya Hamlet öcünü alıp onurunu kurtarabilecek midir?