Şermin Yaşar’ın kalemini seviyorum. Seni alıp bir dünyanın içine çekiyor ve kitap bir solukta bitiyor.
Bu kitabında aileyi perspektifine almıştı.
Sadece adı aile olan bir aile. Her hafta düzenli olarak bir masa etrafında toplanan, birbirine tahammül edemeyen, birbirini tanımayan ve sevmeyen bir aile. Nereden tutarsan elinde kalır öyle bir aile...
Her aile üyesi kendi bakış açısından olayları anlatıyor.
Onlar anlattıkça senin de bakış açın değişiyor. Her biri anlattıkça düğümler çözülüyor ve kabuk tutan yaralar kanıyor. Ethem’in sevgisizlik içinde kalmaları, Nurettin’in kendinden kaçışları, Emin’in yaşanmamış hayatı, Hülya’nın yarım kalan hikayesi, Ekrem’in iç çatışmaları, Kazım Bey’in vicdan azabı...
Sırlar ortaya çıktıkça yerle bir olan o masası kalıyor ortada işte. Ondan söyleme bilemesinler.