Puan vermedi·214 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
Günter Grass’ın Yengeç Yürüyüşü romanı, tarihsel bir felaketi merkeze alarak geçmişin gölgesinin bugüne nasıl sızdığını etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. Roman, 2. Dünya Savaşı’nın son günlerinde Sovyet denizaltısı tarafından batırılan "Wilhelm Gustloff"gemisinin trajedisini anlatmakla kalmıyor; bu geminin isminin geldiği kişiyi ve gelişen olaylarda açıklıyor,aynı zamanda bu olayın bireyler ve kuşaklar üzerindeki etkisini de derinlemesine inceliyor.50 Sene sonrasını bile tetikleyen bir sürü zincirleme olaylara sebep oluyor. Nazi faşizminin Mölln' de ilk defa,evini kundakladığı ve bunun sonucunda 3 Türk'ün ölmesine neden olan olaydan 23 Kasım 1992'de bahsediliyor.Solingen den 1 sene önce yaşanan bu olayın da aynı temellere dayandığı yadsınamaz.Bu yaşananlara insan üzülmeden edemiyor Grass, hikâyeyi sıradan bir gazetecinin ağzından, oldukça sade ve mesafeli bir üslupla anlatıyor. Geçmişle yüzleşmenin zorluğunu, tarih yazımının kime ait olduğu sorusunu ve belleğin nasıl şekillendirildiğini sorgularken, metin bir tarih dersi gibi değil; daha çok kişisel bir hesaplaşma gibi ilerliyor.Bir insandan yola çıkarak genel bir hesaplaşmaya gidiliyor.Ailelerin yanlış yetiştirme tarzları ilerde çok daha büyük sorunlara yol açıyor.. Roman boyunca kullanılan “yengeç yürüyüşü” metaforu da oldukça yerinde – çünkü anlatı doğrusal değil, zaman içinde ileri geri hareket ederek hafızanın karmaşıklığını yansıtıyor. Sessiz kalmanın nelere yol açabileceğini düşündüren bu kitap, Grass’ın hem edebi hem de politik duruşunu yansıtan önemli bir eser. Bazı bilgiler ağır ve karmaşık gelse de özünü anlamak yeterli oluyor.Herkesin okuyacağı ve beğeneceği tarz da değil ama edebiyat severlere ve konusunu beğenenler tavsiye ederim
Yengeç YürüyüşüGünter Grass · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016213 okunma
·
60 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.