Kırk Yama #okudumbitti
Bazı kitaplar insanın kalbine ince ince işler ya hani, Kırk Yama tam da öyle bir kitap oldu benim için. Sayfaları çevirdikçe sadece bir hikaye okumadım; sanki kendi çocukluğuma, eski dostluklarıma, o samimi günlere geri döndüm.
Efser ve Sedef’in dostluğu bana kendi hayatımdan parçalar hatırlattı. Birinin kalabalıklar içinde boğulup yalnız hissettiği, diğerinin tek çocukluğun sessizliğinde kaybolduğu bir çocukluktan çıkıp, birbirlerinin ailesine, mahallesine, hatta yüreğine nasıl yama gibi sarıldığını okurken içim ısındı.
Kitabın geçtiği dönemler, mahalle yaşantısı, komşuluk ilişkileri, bakkalından taş fırınına, dama çıkıp anten düzeltmeye çalışan babalara kadar hepsi gözümün önünde canlandı. Yalnızca bir dostluk hikayesi değil bu; 70’lerden 90’lara uzanan, Türkiye’nin değişen yüzünü, sokaktaki çocuk seslerinden televizyon antenlerine, siyasal çalkantılardan ilk gençlik heyecanlarına kadar içtenlikle anlatan bir roman.
En çok da kitabın o sıcaklığı, insan ilişkilerindeki samimiyeti beni etkiledi. Çünkü günümüzde bu tür dostluklar, bu tür dayanışmalar neredeyse unutulmaya yüz tuttu.
Aşkları, kayıpları, umutları, ayrılıkları... Sanki onlar ağladığında sizin gözleriniz de doluyor, onlar kahkahalar atınca içinizden bir tebessüm taşıyor.
Bazen bir kitap yalnızca hikaye anlatmaz; insana kendi hayatını, geçmişini, özlemlerini hatırlatır. İşte #KırkYama benim için tam olarak bu oldu.
Kısacası, sadece bir roman değil, hatıralarla dolu kırk yamalı bir yürek bıraktı bana. Okuyacak olanlara şimdiden tavsiyem: Elinizde bir çay, yanınızda bir mendil bulundurun, çünkü bu kitap bazen gözlerinizi güldürecek, bazen ıslatacak.
kitapfisiltisi sevtap
#kitapkolikkafasikitapyorumu
@inkilapkitabevi
@bigeguvenkizilay
#reklamdeğilöneri