Gönderi

10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2025 12:11
Gerçek anlamda hesabı kesilmemiş, yüzleşmesi yapılmamış tüm suçların yükü insanlığa miras kalır; bu yazgıdan kaçmak mümkün değildir. Schlink, son romanı Torun'da kendi ulusunun aşırı sağcılarının öfkesini ve nefretini göze alarak yarattığı Kaspar karakteriyle bu yüzleşmeyi bir kez daha yapıyor. Aynı zamanda Almanya' nın savaştan sonra ikiye bölünmesinin iki halk üzerindeki derin ayrışmasını; birleşmeden ( Dönüş) sonra ise eklenen sorunları, haksızlık ve vurdumduymazlığı dipnotlarda gerçek bilgi ve verilerle aktarmak istemiş. Yükselen milliyetçiliği odağa koyarak gelinen noktanın dehşetini hiç hafifletmeden, sözünü hiç sakınmadan okurun önüne bırakıyor Schlink. Hukukçu kimliğini üstlenerek Federal Siyasi Gelişim Kurumu ve Anayasayı Koruma Dairesi 'ni görevini yapmaya çağırıyor satır aralarında... Üç bölümden oluşan romanı edebi açıdan sağlam zemine oturtan ilk bölümün dili, akıcılığı ve okurlara geçirdiği yoğun duygular. Diğer bölümlere durağan denilmese de, tekrarlanan didaktik bilgilerin ve Kaspar 'ın iç sesinin susmaması romanın dengesini bozuyor ve sanki iki farklı yazar tarafından iki farklı yaş grubuna yazılmış bir durum yaratıyor. Elbette bu olumsuz ayrıntılar romanın gücünü ve değerini azaltmadı benim gözümde. Hayal bu ya, torun Sigrun müzik eğitimini tamamlamış ve başarılı bir piyanist olmuş; dünyayı dolaşarak konserler veriyor. Geçmişi kendisi gibi dezavantajlı olan gençlere " melek yatırımcı "dedesi Kaspar ile bir vakıf kurarak el uzatıyor. Onların, sanatın ve sporun sağaltıcı etkisiyle arınmalarına ve kurtulmalarına vesile oluyor Son sözü, kitapta adı sıkça geçen Anna Frank'ın Hatıra Defteri'nden çok sevdiğim bir alıntıyla yapmak istiyorum: " İnsan ruhu ne kadar yüce de, yaptıkları ne kadar aşağılık ! "
TorunBernhard Schlink · Doğan Kitap · 202349 okunma
·
151 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.