Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 4 dk.
Sayfa Sayısı:
320
Basım Tarihi:
26 Eylül 2023
Yayınevi:
Doğan Kitap
ISBN:
9786256843820
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2023 57. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2023 15:47
Doğu Almanya ile Batı Almanya arasında duvarların örülü olduğu yıllar... Genç Birgit Leo'dan hamile olduğunu öğrendiğinde O'nun evli olduğunu ve kanser olan karısını asla terk edemeyeceğini bilmiyordu. Ancak, bu bebek alınabilecek zamanı çoktan geçmişti. Leo bebeği doğurup kendisine vermesini teklif etmişti Birgit'e. Oysa Birgit'in "Her manevi baba, her bakıcı baba, her yuva Leo'dan iyidir. Leo domuzun teki." düşüncesi belirmişti zihninde. Bu çocuk asla ihanetine uğradığı Leo ile olmamalı ama kendisi de bu çocukla karşılaşmamalıydı. . Hamile olduğu dönemlerde tanıştı Kaspar'la. Kaspar'ın aşık olduğu kadındı. Hamile olduğunu gizlediği gibi Leo'yu da gizlemişti Kaspar'dan. Altı ay uzak kalacağı bir programdan sonra Batı'ya yanına geleceği sözünü vermişti Kaspar'a. En yakın arkadaşı Paula'nın yanında onun ebeliği sayesinde gerçekleştirdi doğumunu. Bir kızı olmuştu Birgit'in. Ancak, belki bu çocuğun sorumluluğunu alacak kadar olgunlaştığını hissetmiyor ve Leo'ya olan öfkesinden bu çocuğu görmek dahi istemiyordu. Paula bakacak bırakılması gereken yere bırakacaktı halledecekti işte gerisini bu durumdan hoşlanmasa da... . Birgit'in Batı Almanya'da Kaspar'la evliliği süresince içine kapanıklılığı alkole düşkün hale gelişi bir gün Kaspar'ın onu küvette ölü buluşu ve Birgit'in şifresini dahi bilmediği bilgisayarının şifresini çözdürüp ulaştığı notlarından okudukları, Birgit'in gerçeği ile yüzleşmesine yol açar. . Birgit'in yarım kalan gerçeğini tamamlamak artık Kaspar'ın görevi haline gelir. Birgit'in kızını bulmak ve sonunda aşırı milliyetçi ve Hitler yanlısı ailenin büyüttüğü "TORUN' u ile tanışmak.. . O kadar güzel bir hikâyeydi ki çok çok severek ve çok keyif alarak okudum. Mutlaka mutlaka okuyun bu güzel kitabı. Kuvvetle ve ısrarla tavsiyemdir.  Torun Bernhard Schlink
Roman-Edebiyat
TorunBernhard Schlink · Doğan Kitap · 202350 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2025 39. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2025 23:00
‘’Okuyucu’’ romanıyla tanınan Bernhard Schlink’in okuduğum ilk kitabıydı. Kahramanımız Kaspar, eşi Birgit’in ölümünden sonra eşi ile ilgili bir sırrı öğreniyor. Bu sır, Birgit’in Doğu Almanya’dayken doğum yapıp çocuğunu terk etmek zorunda kalması. Kaspar sonrasında üvey kızı Svenja’yı aramaya başlıyor. Onların ırkçılık batağına saplanmış bir aileye döndüklerini üzülerek öğreniyor. Torunu Sigrun’u bu yanılgıdan kurtarmak başlıca amacı oluyor. Kısaca konusu bu kitabın. Farklı yazarlardan, Doğu ve Batı, iki kutuplu Almanya’da geçen (Hain Koyunlar, Kairos, Dip Akıntıları) kitaplar üzerine, biraz da beklentimi yükselterek başladığım bir kitap oldu (1K’da 8,8 puan verilmiş). Maalesef beklentimin altında kaldı. Cümlelerini basit buldum. Yükselen milliyetçiliğe, olası nedenlerine ya da kundaklama olaylarına (Mölln Faciası gibi) daha çok değinmesini isterdim. Yine de neonazizme dikkat çekmesi açısından güzeldi.
Edebiyat
TorunBernhard Schlink · Doğan Kitap · 202350 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2023 44. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2023 02:46
TORUN Yazar: Bernhard Schlink "Hep şu ötekiler." "Savaşta insanların ölmesi ve öldürmesi, birbirlerine şiddet uygulamaları ve birbirlerini ezmeleri adil değil. Dünya o kadar büyük ve o kadar zengin ki yeryüzünde rahat rahat yaşayabiliriz." . HER BİR HAYAT KOCA BİR DÜNYAYDI.. ♡ Herkese Merhaba Bugün sizlere çok severek ve çokça etkilenerek okuduğum harika bir kitap bırakıyorum. Yazarın kalemiyle tanışma kitabım oldu 'Torun'. Schlink, ana tema olarak Doğu ve Batı Almanya üzerinden kaleme aldığı bu romanında her karakteri öylesine derin işlemiş ki, kitabın bazı kısımlarında boğazım düğüm düğüm oldu. Özellikle üvey dede ve torun ilişkisi müthişti. Hele ki; kitaplar, gezdiği yerler, anneanenin hikâyesini anlattığı bölümler, müzik kısımları.. Her yönüyle çok güzeldi çokk.. Ama bir de acı tarafı var ki, siyasi çatışmalar.. 1964 yazının Doğu ve Batı Almanya'sında öğrencilerin hayatları ve ayrımcılık olayları.. Berlin duvarının ikiye böldüğü farklı yaşamlar.. Kitaptaki baş karakterler de bu yaşamlardan sadece birkaçı.. Batı Almanya'da yaşayan Kaspar.. Doğu Almanya'da yaşayan Birgit.. . Doğu - Batı çelişkisinin tam göbeğinde hayatın ve eğitimin daha hareketli olacağını düşünen Kaspar, üniversitede tanıştığı Birgit 'e büyük bir aşkla bağlanır. Ama ne var ki, Birgit onun kendisi için Doğu 'ya gelmesini istemiyordu, kendisi Batı 'ya gitmek istiyordu. Ama asıl sorun bu değildi, asıl sorun Birgit 'in başka bir adamdan, üstelik evli birisinden evlilik dışı hamileliğiydi. Kaçma planları yaptıkları sırada, Birgit çocuğu doğurmaya karar verir, ama bunu Kaspar 'dan gizli ve habersiz yapması gerekir. İşte tam bu sırada Paula imdadına yetişir. Her şey ayarlanır ve Birgit Kaspar ile kaçarak evlenir. Peki ya sonrası.. Birgit çektiği vicdan azabıyla alkolik olacak ve kendi canına kıyarak
TorunBernhard Schlink · Doğan Kitap · 202350 okunma
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2025 12:56
Üniversite yıllarında Doğu Berlin’de tanışır Kaspar ve Birgit. İki Almanya fikrini kabul etmeyen, Doğu Almanya’yı anlamak isteyen Kaspar, Birgit’le bir hayat kurmak ister; gerekirse Doğu’da. Birgit ise yeni düzene olan inancını kaybetmiştir, Kaspar’ın Doğu’ya gelmesini kabul etmez. Kaspar’ın çabalarıyla Batı’ya iltica eder. Fakat Doğu’da bıraktıkları, mutlu ve huzurlu bir yaşam kurmasını engeller. Kaspar’ın özverisiyle devam eder evlilikleri. Birgit’in ölümüyle Kaspar karısı ve evlilikleri hakkında bilmediklerini öğrenmeye başlar. Karısının kendisinden sakladığı yazılarından onun Batı’ya gelmeden hemen önce bir bebeği olduğunu ve onu terk ettiğini öğrenir. Birgit’in planladığı, hayatını yazma ve kızını bulma görevini üstlenir Kaspar. Araştırmaları onu Birgit’in kızı Svenja, onun kocası Bjorn ve kızları Sigrun’a götürür. Bu küçük aile vasıtasıyla Kaspar, ulusçu Almanların, Neo Nazilerin dünyasını görür. Baskı veya telkin olmaksızın Sigrun’un hayatını değiştirmeye çalışır. Torun’da üç kuşak kadın üzerinden Almanya anlatılırken, hiç bitmeyen, yer altına çekilen Alman faşizmi gözler önüne seriliyor. İkinci Dünya savaşı sonrası dönemde belki de en büyük acılardan birini yaşayan Doğu Alman halkı benim hassas noktam. Özellikle Dönüş (iki Almanya’nın birleşme süreci) sonrası yaşanılan hayal kırıklıklarını çok iyi yansıtmış Schlink. Hikaye yine çok iyi. Okuyucu en popüler romanı Bernhard Schlink’in ama ondan sonra vites arttırmış. Okuyucu, Olga ve Torun’a yaklaşamaz bence. Bir kere daha Sinema’nın gücü deyip geçiyoruz :))
TorunBernhard Schlink · Doğan Kitap · 202350 okunma
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2023 99. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2023 00:00
‘Ama biz bir yuvaya ihtiyacı olan varlıklarız..’ . Kaspar, eşini kaybediyor. İçten içe, kabullenmesi zor olsa da biliyordu bunun olacağını. Eksik kalacağını ya da hiçbir zaman tamamlanamayacağını. Sonra başına beklemediği bir şey geliyor. Yeni bir heyecan, doldurulmayı bekleyen boş bir sayfa.. Bir torun.. . ‘Torun’ bir yüzleşme kitabı. Kaspar’ın kendisiyle ve eşiyle yüzleşmesi haricinde tarihle, öteki’yle, gelecek ihtimalleriyle, ülkesiyle, gerçek ve gerçek gibi gösterilenlerle yüzleşmesi. Ama yüzleşen de sadece Kaspar değil. Hepsi bir çember oluşturup birbirine parmak sallıyor gibi: ‘Sen bunu yaptın- bunu yapıyorsun- bunu yapacaksın’ ‘Torun’ bir umut kitabı. Kaspar’ın kendinden, eşinden, dünden ve yarından kesmediği umudunun. ‘Torun’ iyi bir kitap. Okuyan herkesin kendinden-ülkesinden bir şeyler bulabileceği türden. Bu yüzden okumanızı çok isterim.. . Tam da zamanında okudum, yarının belirsizliğinde endişelerim artarken. . Çeviride İlknur Özdemir, son dönemde en beğendiğim tasarımlarından biri olan kapak ise Geray Gençer çalışması~ . Not: Arka kapak yazısı -bence- kitap bittikten sonra okunmalı~
TorunBernhard Schlink · Doğan Kitap · 202350 okunma
Bernhard schlink ve toplumcu edebiyatı
Puan vermedi·320 syf.··
2026 11. kitabı
Yazarın en çok bilinen romanı okuyucu olmasına rağmen ben Torun’u çok beğendim . Tüm olay örgüsü , tarihsellik yerli yerindeydi . Yazarın önceki romanından tanıdığım bazı geçişler burda da vardı . Kaspar’ın yaşadığı çelişkileri çok net yazmıştı , neleri yapmalı yapmazsa korkak ve vurdumduymaz mı sayılırdı ? Bu hali çok iyi hissettim , çok tanıdıktı ve bir yerlerde görmek beni dünyaya daha az yabancı hissettirdi . Zaten edebiyatın işi bir parçada bu değil miydi ? Almanya’nın mevcut göç durumu , savaştan öncesi sonrası , insanların neyi nasıl anladığı ile ilgili çok iyi bir kitap , tanıdık içerden .
İnceleme
TorunBernhard Schlink · Doğan Kitap · 202350 okunma
İnstagram : @kebikechatun
Puan vermedi·320 syf.··
2024 11. kitabı
Merhaba kitap sever dostlarım, serüvenime Bernhard SCHLINK'in 2023 yılında yayımladığı savaş sonrası Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılan Almanya'daki sosyal ve politik gerilimleri ele alırken, ailelerin ve bireylerin bu gerilimlerin etkilerini nasıl yaşadıklarını anlatan Torun (Die Enkelin) adlı kitabıyla devam etmek istedim. Romanın ana karakteri Kaspar, Doğu Almanya'dan Batı Almanya'ya kaçmış bir adamdır. Kaspar, Batı Almanya'da Birgit ile evlenir ve bir aile kurar. Birgit'in ölümünden sonra, Kaspar, Birgit'in kızı Svenja ile yüzleşir ve onunla birlikte geçmişin izlerini arar. Kitap, Kaspar ve Svenja'nın arasındaki ilişkiyi ve aile sırlarını ele alırken, aynı zamanda Almanya'nın tarihi ve sosyal dinamikleri üzerinde derinlemesine ve eleştirel bir bakış sunmayı da ihmal etmez. Yazar, okuyucuyu bir aileyi ve üç kuşağı kapsayacak bir şekilde Almanya’nın yakın tarihi ile yüzleşmeye hazırlamaktadır. Bu yapıt, aydın bir büyükbabanın ırkçı ideolojiye sahip genç kız torununu bu fikirlerinden uzaklaştırma çabasını konu almaktadır. Büyükbabanın bu yönlendirme çabası, geçmişle hesaplaşmanın ve geçmişin ve travmaların üstesinden gelebilmenin sancılı bir süreç olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü torunun şekillendiği aile ortamı, aile üyelerinin suskunluğu ve yıllardır süre gelen sırlar, savaş sonrası üçüncü ve kuşağın gerçeği keşfetme çabalarını sekteye uğratmaktadır. “Torun” romanı sadece Nasyonal Sosyalizm geçmişi ile sınırlı kalmayıp aynı zamanda, 1968 yılında yaşanan öğrenci hareketlerini, Doğu-Batı Almanya arasındaki gerilimi ve Berlin Duvarı’nın yıkılışını da ele almaktadır. Ayrıca aile üyeleri arasındaki karmaşık ilişkileri ve bu ilişkilerin üçüncü kuşak üzerindeki ruhsal durumunu da incelemektedir. Durum böyle olunca da bu kitabı "kuşaklar arası edebiyat" başlığı
Edebiyat
TorunBernhard Schlink · Doğan Kitap · 202350 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2023 86. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2023 20:34
Elinizden bırakamayacağınız bir kitapla geldim. Okurken resmen onlar gibi yaşıyorsunuz kitap bizi 1964 yılının Doğu ve Batı Almanya’sına götürüyor Berlin duvarı ile hayatların ikiye bölündüğü yaşamsal zorlukların olduğu karakterin psikolojisine tanıklık ediyoruz. • Kitabımız; Kaspar’ın eve geldiğinde yıllarca birlikte olduğu biricik karısı Birgit’i ölü olarak buluyor. Defin işlemlerimden sonra yazar olmak isteyen Birgit’in odasına girerek yazdığı notları yazıları bulana kadar aslında eşini hiç tanımadığını fark ediyor. Berlin duvarı zamanında Birgit’i doğudan batıya kaçmasına yardımcı olur ama Birgit’in sakladığı bir sır vardı bu da hamile olması ve babasının başkasıyla evli olmasıdır bu sırrı bilen tek bir kişi vardı oda Paula.. Bebeğinin doğumundan sonra yeni bir hayata başlayacağını düşünen Birgit aslında öyle olmadığını fark ediyor aradan geçen onca zamana rağmen sırtına yapışan bir yük özlem ve hasretle vefat ediyor. Birgit’in yazılarını okuyan Kaspar hem eşinin huzura etmesi için hemde bu sırrı çözmek için torununun bulmaya karar verir. • Birgit’in kızını bulan kapsar aşırı milliyetçi bir aile olduğunu fark eder ve torunu Sigrun’u bu milliyetçilikten uzak tutmak için kolları sıvar. Almanya’nın gerçeklerini göz önüne seren ve dede-torun ilişkisini harika bir şekilde anlatan kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
TorunBernhard Schlink · Doğan Kitap · 202350 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2025 12:11
Gerçek anlamda hesabı kesilmemiş, yüzleşmesi yapılmamış tüm suçların yükü insanlığa miras kalır; bu yazgıdan kaçmak mümkün değildir. Schlink, son romanı Torun'da kendi ulusunun aşırı sağcılarının öfkesini ve nefretini göze alarak yarattığı Kaspar karakteriyle bu yüzleşmeyi bir kez daha yapıyor. Aynı zamanda Almanya' nın savaştan sonra ikiye bölünmesinin iki halk üzerindeki derin ayrışmasını; birleşmeden ( Dönüş) sonra ise eklenen sorunları, haksızlık ve vurdumduymazlığı dipnotlarda gerçek bilgi ve verilerle aktarmak istemiş. Yükselen milliyetçiliği odağa koyarak gelinen noktanın dehşetini hiç hafifletmeden, sözünü hiç sakınmadan okurun önüne bırakıyor Schlink. Hukukçu kimliğini üstlenerek Federal Siyasi Gelişim Kurumu ve Anayasayı Koruma Dairesi 'ni görevini yapmaya çağırıyor satır aralarında... Üç bölümden oluşan romanı edebi açıdan sağlam zemine oturtan ilk bölümün dili, akıcılığı ve okurlara geçirdiği yoğun duygular. Diğer bölümlere durağan denilmese de, tekrarlanan didaktik bilgilerin ve Kaspar 'ın iç sesinin susmaması romanın dengesini bozuyor ve sanki iki farklı yazar tarafından iki farklı yaş grubuna yazılmış bir durum yaratıyor. Elbette bu olumsuz ayrıntılar romanın gücünü ve değerini azaltmadı benim gözümde. Hayal bu ya, torun Sigrun müzik eğitimini tamamlamış ve başarılı bir piyanist olmuş; dünyayı dolaşarak konserler veriyor. Geçmişi kendisi gibi dezavantajlı olan gençlere " melek yatırımcı "dedesi Kaspar ile bir vakıf kurarak el uzatıyor. Onların, sanatın ve sporun sağaltıcı etkisiyle arınmalarına ve kurtulmalarına vesile oluyor Son sözü, kitapta adı sıkça geçen Anna Frank'ın Hatıra Defteri'nden çok sevdiğim bir alıntıyla yapmak istiyorum: " İnsan ruhu ne kadar yüce de, yaptıkları ne kadar aşağılık ! "
TorunBernhard Schlink · Doğan Kitap · 202350 okunma
8/10
·320 syf.··
2023 92. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2023 20:19
Hazır Okuyucu'yu bitirmişken ve yazarın Türkçe'ye yeni çevrilmiş kitabını almışken, Okuyucu'nun ardından bir solukta Torun'u da okudum. Yazar bu kez, Almanya'da yeniden yükselen bir başka aşırı milliyetçi- ırkçı eğilimi temel tema olarak almış. Daha çok eski Doğu Almanya topraklarında gözlemlenen bu eğilim Kaspar karakterinin intihar ederek yaşamına son veren Doğu Almanya doğumlu Birgit'in, aşırı milliyetçi harekete göre bir yaşam süren kızı Svenja ve onun ailesi odağında gözler önüne seriliyor. Birgit'in gençken evlatlık verdiği bir kızının olduğunu günlüklerinden öğrenen Kaspar, karısının ailesi ile ilişki kurarak hayatında tutmak, yaşarken karısının yapmak istediği gibi kızına "kendini sunmak" istemektedir. Büyük bir beklentisi olmadan, Svenja, eşi Bjorn ve 14 yaşındaki kızları Sigrun'la,aslında gerçek olmayan toruna kalan bir miras vesilesiyle ulaşan ve pek de hoş karşılanmayan Kaspar, Svenja ve kocasının aşırılığından dehşete düşse de, Sigrun'un kurtarılabileceğini, bunu Birgit için yapması gerektiğini düşünür. Müslümanların Almanya'yı ele geçirmekte olduğunu, yok edilmezlerse kilise yerine camilerin geçeceğini, çan seslerinin susacağını, Alman bayrağının ineceğini ( ne kadar tanıdık) dolayısıyla yok edilmeleri, en azından kovulmaları gerektiğini düşünen ulusalcılar, kapalı bir toplum olarak medyadan uzak tutar, Nasyonel Sosyalistlerin literatürünü takip ederler.. Kaspar'a Sigrun ile vakit geçirmek istiyorsa bunun aksini dikte etmemesi aksi takdirde onu göremeyeceği söylenir. Kaspar, bence büyük bir hümanist, insanın özüne güven duyan biri olarak Sigrun'un değişimi için sanatı kullanır, ona klasik müziği tanıtır. Sahip olduğu kitapçıda görünüşte Sigrun'un inancını bozmayacak klasik edebiyat eserlerini tanıtır. İslamofobi ve aşırı milliyetçi yönetimlerin
TorunBernhard Schlink · Doğan Kitap · 202350 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Bernhard SchlinkYazar · 13 kitap
Schlink; Bethel, Almanya'da Alman bir baba ve İsviçreli bir annenin dört çocuğundan en küçüğü olarak dünyaya geldi. Anne ve babası teoloji eğitimi almıştır, ancak babası Naziler yüzünden Teoloji profesörlüğü işini kaybedip, papazlığa başlamıştır. Bernhard Schlink 2 yaşından itibaren Heidelberg'de büyümüştür. Freie Universität Westen Berlin'de Hukuk eğitimi almış ve 1968'de buradan mezun olmuştur. Schlink 1988'de Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin anayasa yargıçlığına getirilmiş ve 1992 de Humboldt Üniversitesi'nde Kamu Hukuku ve Hukuk Felsefesi profesörü olmuştur. Ocak 2006'da emekli olmuştur. Schlink Heidelberg Üniversitesi'nde ve Freie Universität Westen Berlin'da Hukuk eğitimi almıştır. 1992'de Humboldt Üniversitesi'nde çalışmaya başlamadan önce Bonn Üniversitesi'nde, Johann Wolfgang Goethe-Universität Frankfurt am Main'da Hukuk profesörü olarak çalışmıştır. Yazar olarak kariyerine, ana karakteri Selb-Almanca "kendisi" anlamına gelen sözcük ile oynanan bir oyun-, (birincisi, Self'in Cezası Walter Popp ile ortak yazılmıştır.) birçok dedektif romanı yazarak başlamıştır. Bunlardan biri olan Gordiyon Fiyongu kitabı ile 1989'da Alman Polisiye Yazarları Birliği ödülünü almıştır. 1995'te Okuyucu (Der Vorleser)'yu, 30'larında ve aniden ortadan kaybolan, bir kadınla ilişkisi olan ve onu savaş suçları mahkemesinde bulan Hukuk öğrencisi bir gençle ilgili romanı, yayınlamıştır. Kitap Almanya'da ve diğer birçok ülkede en çok satanların arasına girmeyi başarmış ve 39 dile çevrilmiştir. 1997'de kitap Hans Fallada Ödülü'nü, bir İtalyan Edebiyat ödülü, ve Fransızca'ya çevrilen yapıtları için Prix Laure Bataillon'i kazanmıştır. 1999'da Die Welt gazetesi tarafından "WELT - Literaturpreis"'a layık görülmüştür. 2000'de Schlink Aşk Kaçışları adlı kitabında hikâyelerini topladı. 2008'de Stephen Daldry aynı isimli kitapdan uyarlama olan Okuyucu filmini çekti. Schlink şu anda New York ve Berlin'de yaşamına devam etmektedir.