Gönderi

Puan vermedi·844 syf.··
Beğendi
·
2025 50. kitabı
Ulysses, ilk bakışta biraz göz korkutucu olabilir, hem kalınlığıyla hem de diliyle. Ama içine girdikçe, aslında bir günü, bir şehri ve insanların iç dünyasını anlatan çok katmanlı bir roman olduğunu fark ediyorsunuz. Dublin’de geçen bu hikâyede Leopold Bloom, Stephen Dedalus ve Molly karakterlerinin bir gün boyunca yaşadıkları, düşündükleri, hissettikleri anlatılıyor. Ama öyle düz bir anlatım değil bu; Joyce bilinç akışı tekniğini öyle bir kullanıyor ki, sanki karakterlerin zihnine girip onlarınla birlikte dolaşıyorsunuz. Evet, anlaması kolay değil, bazı bölümlerde birkaç kez dönüp tekrar okuduğum oldu. Ama Nevzat Erkmen’in çevirisi bu konuda gerçekten çok yardımcı. Hatta Erkmen bu roman için bir de Ulysses Sözlüğü hazırlamış, ben de okurken o sözlükten sık sık faydalandım. Joyce’un ne demek istediğini anlamaya çalışırken bu sözlük küçük bir kılavuz gibi oldu bana. Ulysses, alıştığımız romanlardan biraz farklı. Bazen yorucu, bazen çok eğlenceli ama her zaman edebi olarak çok zengin. Her okuyuşta yeni bir şey fark ediyorsunuz. Sabırlı bir okuma gerektiriyor ama karşılığını veriyor. Eğer farklı, derin, düşündüren bir kitap arıyorsanız ve kendinize edebi bir meydan okuma yapmak istiyorsanız Ulysses’e bir şans verin derim.
1000Kitap
UlyssesJames Joyce · Yapı Kredi Yayınları · 20251,462 okunma
·
52 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.