Çevirmen:
Nevzat Erkmen

Yorumlar ve İncelemeler

Uly'pess'
8/10
·844 syf.··
2023 81. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2023 22:56
NOT : Oğuz Atay'ın etkilendiği ve özellikle Tutunamayanlar'da kullandığı yazı tipleri vardır. NOT : Hayatımızda onlarca insana şans verip, tahammül edebiliyorken bir kitaba neden bu ayrıcalıkları tanımayalım? Ulysses... Aslında bu kitap hakkında oldukça fazla inceleme, makale, deneme vs tarzında yazılar mevcut. Çoğunluğu kitabın zor olduğundan bahsediyor. Kalın bir kitap olması da cabası. Birkaç püf nokta buldum ve dedim ki şu Ulysses'i bir de ben okuyayım ve belamı buldum :) ancak güzel bir bela... Tutunamayanları gördüm okurken, detaylıca baktıkça... Kitapta dikkat edilmesi gereken çok husus var  : ¶ @Hzr_suz bana Ulysses konusunda güzel bir yardımda bulundu ve bu linki attı, okumadan önce dikkate alınması gereken bir link olduğunu düşünüyorum. sacmaninbagladiklari.com/category/incele...  ¶ Yazarı tanımak için şu eserleri de okuyabilirsiniz : Benden'iz James Joyce  ( ciddi yararı var) Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi ( otobiyografi tarzında ele alınmış bir roman) Dublinliler ( ve tabi ki Dublin olmadan olmaz) ¶ Konuşma çizgisi olmayan bölümlerin Dedalus'un, Mr. Blomm'un veya başka karakterlerin iç sesleri olduğunu bilmek. Buna çok dikkat edilmeli. Yoksa çok karışıyor. ¶ Stephen Dedalus karakteri, konuşmalarda Kinch İsmiyle de anılmaktadır. Sonra okurken kim bu Kinch demeyin lütfen (: ¶. Kitapta bahsi geçen olayların sıradan bir gün olduğunu unutmayalım. Olayların akışı yavaş olduğu için başka bir tarihte olanları anlattığını düşünebilirsiniz ama okudukça aynı gün de olduğunuzu göreceksiniz. ¶ Ve çokça karakter var, bunların işi gücü yok havadan sudan konuşuyor mu böyle? diyebilirsiniz ama evet konuşuyorlar. :') ¶ Üçüncü, beşinci
1000Kitap
UlyssesJames Joyce · Yapı Kredi Yayınları · 20251,462 okunma
Ulysses - James Joyce
8/10
·844 syf.··
Beğendi
·
2025 124. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 16:20
Ulysses, listemde olan ancak hacimli kitaplara biraz mesafeli olmamdan dolayı sürekli ertelediğim bir eserdi. Kitabın ilk 300 sayfasını okuduktan sonra hala okumam gereken 550 sayfa kalınca biraz sıkılmaya başladım. Sonra kitap hakkında ufak bir araştırma yapınca Homeros'un Odysseia kitabına Dublin göndermesi olduğunu öğrenince kitaba ara verip Odysseia destanına geçtim. Geçer geçmez iyi ki geçmişim dedirttirdi, adeta ruhum canlandı :) Homeros'un 2400 sene önce yazmış olduğu Odysseia'sına 9.1/10 veriyorum. Ulysses hakkında yapmış olduğum araştırma sonucunda eleştirmenler tarafından başyapıt olarak görenler de var, sıradan, gereksiz bir eser görenler de var. Benim şahsi düşüncem ise, 200 sayfaya sığdırılabilecek bir anlatıyı gereksiz yere 850 sayfaya uzattığı kanaati oldu. Ergonomi diye bir bilim var. Kitapların da anlattığı şey ile hacmi arasında bir orantı olması gerektiğini düşünüyorum. Bu olay sinemada da oluyor. Bazı filmler 2 saat olması gerekirken, gereksiz yere uzatılarak 3 saat, 4 saat, 5 saat hatta daha uzun süren filmler olabiliyor. Şahsen vereceği mesajı gereksiz uzatan eserlerin zaman kaybı olduğu düşüncesindeyim :) James Joyce'un dil oyunları, göndermeleri ve anlatım biçimi çok ilginç geldi bana. Yazar, yaşadığı şehir olan Dublin’in 1 gününü tüm detaylarıyla bize resmediyor; kokusuyla, sesiyle, gündelik telaşıyla bize aktarıyor. Okuması sabır isteyen bir eser, vakti bol olan ve hacimli kitap alerjisi olmayan okuyuculara tavsiye ederim. Kitaba 8.0/10 puan veriyorum.
UlyssesJames Joyce · Yapı Kredi Yayınları · 20251,462 okunma
“Bir günün içinde sonsuz bir dünya”
Puan vermedi·844 syf.·
2025 137. kitabı
Ulysses’teki bazı bölümleri okuyunca, Joyce’la sizin aklınızın bir olduğunu, adınızı bile duymadığı halde hakkınızdaki her şeyi bildiğini, zamanın ve mekânın dışında onun ve sizin yaşadığınız başka bir dünya olduğunu hissedersiniz. George Orwell Modern edebiyatın en özgün ve en zorlayıcı yazarlarından biri olan James Joyce , özellikle bilinç akışı tekniğiyle edebiyat tarihinde çığır açıyor. Joyce’u farklı kılan, düşünce dünyasını bu kadar derinlemesine işleyebilmesi, bireyin zihinsel dünyasındaki tüm karmaşayı, kopukluğu ve çok katmanlılığı aktarabilmesi. Bunu yaparken Joyce sözdizimini, dilin sınırlarını ve alışılmış edebi kalıpları da cesurca kırıyor. Joyce’un yazın serüveninin zirvesi olan Ulysses, dil oyunlarının, parodilerin, pastişlerin ve çok katmanlı göndermelerin yoğunlaştığı bir yapıt olarak, gündeliğin en küçük ayrıntısından mitolojik ölçekte anlamlar üretiyor. Memleketi olan Dublin’in ayrıntılı resmini çizerken bireyin iç dünyasının evrensel sorunlarını da dile getiriyor. Joyce, dili bir deney alanı ve tema olarak kullanıyor. Bilinç akışı, iç monolog ve metinlerarası bağ aracılığıyla roman türüne ait sınırlarını her bölümde yeniden çiziyor. Ulysses, yirminci yüzyıl anlatısında anıt romanlardan biri olarak görülüyor.. Ulysses Homeros’un Odysseia destanındaki Odysseus’un Latince karşılığına bilinçli bir gönderme yapıyor ve on yıllık eve dönüş serüvenini, 16 Haziran 1904’te Dublin’de bir gün boyunca Leopold Bloom’un dolaşmasına uyarlıyor. Joyce, antik bir destanı modern kentin sıradan ayrıntılarına taşırken her bölümü Homeros’taki bir kısımların güncel karşılığına dönüştürüyor. Roman tek bir günde geçiyor. 16 Haziran 1904’te Dublin’de geçen günü anlatırken baş kahraman Leopold Bloom eşliğinde
Düşünce
UlyssesJames Joyce · Yapı Kredi Yayınları · 20251,462 okunma
10/10
·841 syf.··
2021 97. kitabı
·
75 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2021 00:00
“Hayat, kötü bir kitabı okumayacak kadar kısadır.” /Ulysses-James Joyce 16 Haziran 1904, günlerden Perşembe. Sıradan bir adamın, sıradan bir gününü anlatan modernizmin başyapıtı. Tüm zamanların en çok yarım bırakılan eseri. Edebiyat namına bir şeyler yapmaya çalışan birçok kişinin, özellikle Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar kitabının 14. Bölümünde Joyce’dan ne kadar etkilendiğini görebiliyoruz. Kitap başlı başına bir bulmaca. Bunu okur olarak ben değil James Joyce kendisi belirtiyor: “Profesörleri yüzlerce yıl meşgul edeceğim.” Aslında 841 sayfalık kitabın özeti şu: Ana karakterlerden Bloom kahvaltısını yapar, bir cenaze törenine katılır, sonrasında sokaklarda avare avare dolanır, gün sonu evine döner. Peki sıradan bir günü anlatan bu eser nasıl oluyor da edebiyatın en zor okunan eseri oluyor? Mamafih, biz nasıl ve neden bu karmaşık eseri okumalıyız? -İlk olarak edebiyat aşkına okumalıyız. Büyük bir dil ustasının marifetlerini, kullandığı teknikleri, kelimelerle oyununu görmek için okumalıyız. -Anlatımın sınırsızlığını görebilmek için okumalıyız. Ulysses 18 bölümden oluşmakta ve bu bölümlerin her biri farklı bir tarzda yazılmış. Başka bir romanda lafı bile geçmeyecek şeyler tam da bu eserde ayrıntılı bir biçimde konu edilmiş. -Modernizmi deneyimlemek için okumalıyız. Romanın düşünce sürecini gözler önüne sermesi eseri modernist kılar. Bu bilinç akışı tekniği bir yana, birçok tarzın beraber kullanılması, klasik edebiyatta bahsedilmeyen müstehcen detaylar, kimi zaman kabaca olayların anlatılması ve detaycılığı onu modernist nitelendiren diğer etkenler. -Madem zor ve karmaşık, o zaman neden okuyorsun bu romanı diyenlere meydan okumak için okumalıyız. Herkesin imkansız dediği şeyi siz yaparsanız zafer de sizindir. Kitabın dili farklı gelebilir. Kurgu karmaşıktır. Belki
Edebiyat
UlyssesJames Joyce · Yapı Kredi Yayınları · 20251,462 okunma
Tek Bir Şehir, Tek Bir Gün ve Üç Kişinin Hikâyesi
9/10
·844 syf.··
2024 1. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2024 15:56
Homeros’un destanlarından biri olan Odysseia’nın yakın tarihimize evrilmiş modern bir versiyonu diyebiliriz Ulysses için. ‘’Ulysses’’ İthaka Kralı Odysseus’un adının Latince türevidir. Tıpkı Odysseia gibi on sekiz bölümden oluşan Ulysses’te bu bölümlere ek olarak üç farklı bap bulunuyor. Neden üç bap altında bölümlere ayrıldı peki? Çünkü her birinin bir karşılığı var: 1- Stephen Dedalus: Telemakhos 2- Leopold Bloom: Odysseus 3- Molly Bloom: Penelope Homeros’un Odysseia adlı epik şiirinde Odysseus Troya Savaşı’ndan sonraki on yılını evinin yolunu bulamadan geçirmiştir. Başına birçok talihsizlik gelir. Evine döndüğünde ise sarayı taliplilerle doludur kendisi de çok yaşlanmıştır artık. Eşi Penelope de yaşlanmış haliyle hep onu bekler. Oğlu Telemakhos adadan ayrılıp onu aramaya çıkar ve bölümlerin bazıları Telemakhos’un dinlediği savaş hikâyeleriyle doludur. Odysseia'nın bölümlerinin hepsi Ulysses’te karşılık bulmuyor aslında. Daha karmaşık bir yapısı var ve konuların içeriğine eser içinde değinilmiyor. Joyce’un arkadaşlarına Ulysses hakkında yazdığı mektuplardan anlaşılıyor durum. Bölümlerin detayını Nevzat Erkmen’in Ulysses Sözlüğü’nde okuma fırsatı buldum neyse ki. Zaten kitabı da onun çevirisinden okudum. Kitabın detaylarına geçmeden önce çeviriden bahsetmek istiyorum: İçimden geçti. Orijinaline en yakın ve en doğru çeviriyi okuduğumu düşünüyorum tabii, ama yine de zorlandığımı itiraf etmeliyim. Şöyle ki hangi kelime veyahut cümlenin sözlükte olup olmadığı açık bir şekilde belirtilmediğinden iki kitabın sayfalarını da eş zamanlı biçimde okumam gerekti. Özellikle de bir tanecik Fransızca veya İtalyanca bir sözcüğün anlamına bakmak için bile sözlükten gözümü ayırmamak beni epey yordu. Kitabın sayfalarının alt kısmına, en azından bu gibi kelimeler için dipnot
Edebiyat
UlyssesJames Joyce · Yapı Kredi Yayınları · 20251,462 okunma
5/10
·841 syf.··
2022 52. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2022 22:03
Delinin biri bir kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış. James Joyce'un amacı da buymuş sanki. Öyle bir kitap yazayım ki, kimse anlayamasın. Zaten kendi kitabına kendi açıklaması da şöyle. "İçine o kadar çok bilmece, bulmaca ve zeka oyunu koydum ki, profesörler yüzyıllarca ne demek istediğimi tartışacaklar; insanın ölümsüzlüğü garantilemesinin tek yolu da budur." Okumak isteyenlere, okumaya başlayanlara sabırlar diliyorum.
UlyssesJames Joyce · Yapı Kredi Yayınları · 20251,462 okunma
Puan vermedi·841 syf.··
2020 45. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2020 13:17
"Her yaşam günlerle doludur, gün gün ardına. Biz kendimizin içinden yürürken, hırsızlarla, hayaletlerle, devlerle, ihtiyar insanlarla, gençlerle, karılarla, dullarla, kayınbiraşıklarla ama hep kendimizle karşılaşırız." --> Ulysses James Joyce tarafından yazılan ve 2 Şubat 1922'de yayınlanan modernist romandır. --> Amerikan dergisi The Little Rewiev da Mart 1918'den Aralık 1920'ye kadar seri olarak yayımlanmıştır. --> İlk olarak Sylvia Beach tarafından bir bütün halinde 2 Şubat 1922 tarihinde, Joyce 40 yaşındayken, Paris'te Shakespeare and Company isimli tarihi kitapçı'da basılmıştır. --> "Ulysses" adı özenle hazırlanmış sembolik altyapının bir ipucudur. Homeros'un ünlü destanlarından Odysseia'nın latincesinden almıştır ve destan ve roman arasında karakterler açısından benzerlikler bulunur. --> Romanın kahramanlarından Leopold Bloom Odysseia ile, Molly Bloom Penelope ile ve Stephen Dedalusü da Telemachus ile benzeştirilmiştir. --> Dahası romanın 18 bölümünün her biri Homeros'un destanından bir maceraya karşılık gelmektedir. --> Eserdeki tüm eylem 16 Haziran 1904'te Dublin ve çevresinde gerçekleşir. Günümüzde bu tarih "Bloom Günü" olarak kutlanmaktadır. --> Edebiyat eleştirmeni ve şair Ezra Pound, Joyce'un romanın son sözcüklerini yazmasının ardından bir çağın sona erdiğini ileri sürerek 1922 yılını yeni bir çağın başlangıcı ilan etmiştir. --> Modern edebiyatın en önemli eserlerinden birisi olarak kabul edilen bu eser için ne desem az kalır diye düşünüyorum. Bu nedenle size bir inceleme sunmak yerine Ulysessi okuma ve anlama kılavuzu sunmaya karar verdim. --> Olur da bir gün Ulysses’i okuma kararı alırsanız verdiğim bu linklerin işinize yaracağından eminim. Lakin uyarmadan edemeyeceğim Joyce eserini yazarken içindeki sırların yıllar sonra bile çözülemeyeceğini öne sürmüş
Edebiyat
UlyssesJames Joyce · Yapı Kredi Yayınları · 20251,462 okunma
Puan vermedi
G.G.Marquez’in “sabrım tükenene dek bölük pörçük, kavga dövüş okudum” cümlesi kitabı benim gibi ilk kez okuyanlar, okuyabilmeye çalışanlar için eminim ki çok şey ifade ediyor.. Bir çok konuya atıfta bulunup gönderme yapan, okurken bir yandan da sürekli bir şeyler araştırmanızı gerektirecek bir eser. Bir elimde Erkmen’in Ulysses sözlüğü diğer elimde telefon ile sürekli bir arayış içinde okumaya çalışmak zihin yorucuydu. Fazlasıyla sakin bir kafa, sağlam bir sabırla denememe rağmen yol alabilmiş değilim. Nevzat Erkmen’i de tebrik etmemek elde değil. Bu kitabı çevirmesi tam 40 yıl sürmüş. Yetmemiş Türkçe çevirisini daha net ve anlaşılır kılmak için bir de sözlük yazmış. Bence bu meslekteki jübilesini bu eserle yapmış bulunmakta. “Benim için 40 yıl süren bir serüvendi.” sözü de her şeyi özetliyor. Sanırım benimde ANLAYARAK bitirmem bir kaç yılımı alır. Hasan Ali Yücel’in baş eser olarak andığı ve herkesin mutlaka okuması gerektiği söylemi illa ki merak uyandırıp sizi kitaba çekiyor. Kitapta metaforlar, göndermeler baş döndürücü şekilde çağının fazlasıyla ötesinde yazılmış. Okuduğum bir cümleyi sindirmem 1 saat, zihnimde döndürüp düşünmem 1 günümü aldı. Sanki aklımla oyun oynuyormuş gibiydi. Çözümü olmayan matematik problemini saatlerce düşünüp çözmeye çalışmak gibi. Kii bu kitaba hazırlık için öncesinde okunması gereken birkaç kitabı da okumayı denedim. Ulysses’den önce yazarın Dublinliler kitabıyla başladım. Ondan öncesinde Faulkner’in Ses ve Öfke’sini okumayı da denedim. Ama sonu bağlanmayan hikayeler silsilesi ile beraber bende kitapların sonunu getirebilmiş değilim. Kafamda oturmayan karakterler, nerede başlayıp nerede bittiği belli olmayan bir olay örgüsü. Ve etrafımdaki herkesin bu kitabı okumadan önce ilk bu kitapları oku dediği sonu gelmeyen koca bir kitap listesi
UlyssesJames Joyce · Yapı Kredi Yayınları · 20251,462 okunma
Ulysses: Bu Bir Roman Değil Bir Hastalık.
10/10
·841 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2021 22:19
NOT: Kitap ile ilgili bir sürü güzel inceleme olduğu için benimki çok inceleme sayılmaz. Daha çok kendi okuma deneyimim. Kitabı bitirdiğimde aklıma Love & Other Drugs filminden aklıma Parkinson hastalığı için “Bu bir hastalık değil, bir Rus romanı.” repliği geldi. Neden aklım oraya gitti bilmiyorum ama Ulysses’ı okuyunca bu kitap normal bir zihinden çıkamaz diyor ister istemez. Peki neden bir roman değil de hastalık? Tabi ki bu kendimce bir benzetme. Kitap o kadar çok katmanlı bir anlatıma sahip ki, nasıl hastalığa teşhis koymak için bir sürü tetkik yapmak zorunda kalınıyorsa kitabı bir miktar anlamak için de bir sürü şeye başvurmak gerek. Bir miktar anlamak diyorum çünkü hiç kimsenin bu kitabı bütünüyle anlayacağını düşünmüyorum. Bu konuda sadece çabalayabiliriz gibi geliyor bana. Peki anlamak zorunda mıyız? Şüphesiz bir kitabı okumamızdaki temel amaçlardan biri yazarın kitapla anlatmak istediğini anlamak. Yazarın her zaman belli bir amacı olabilir ama diğer yandan kitaptan bizim aldığımız haz ve aradığımız şey bambaşka bir şey olabilir. Bana göre Ulysses’ı okurken en akılda tutmamız gereken nokta bu. Çünkü istediğimiz kadar Ulysses’ın içindeki metafor ve göndermeleri anlamak için okumamız gereken kitaplar herkes tarafından önerilse de onların hiçbiri yeterli değil. Başta dediğim gibi bunların hepsi kitabı anlama çabamıza bir miktar yardımcı oluyor. Onun için kitapta biz kendi adımıza arayış ve anlam aramalıyız. Çünkü kitap bize bu konuda yardımcı olmuyor. Evet normal bir romanda kitabın bir başlangıcı vardır. Ama yazar Ulysses’ta bizi bir çocuğun hayatın ortasına fırlatılması gibi direkt romanın içine atıyor. Ondan sonrası zihinsel bir yolculuk. Bu yolculukta karşılaşacağınız her türlü durak Joyce için bir anlam ifade ediyor. Biz de kendi yolculuğumuzda kendimize
Edebiyat
UlyssesJames Joyce · Yapı Kredi Yayınları · 20251,462 okunma
ULYSSES: U LAYLAYLOM SES
Puan vermedi·841 syf.··
2022 5. kitabı
·
121 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2022 11:21
Bir gün işi gücü bırakırsın. Ne uyumak istersin ne de uyanmak istersin kapıdan dışarıya. Kapının sana baktığını, yok yok onun sana kapıyı kapattığını düşün. Arada bir pencereden dışarıya bakar, dağınık yatağın ortasına başını koyar, dizlerinden aşağısını yatağın dışına taşırırsın. Gözlerini tavana diker, beton ve boya dengesinin bozulduğu girinti çıkıntılardan şekiller çizersin. Başın ağrır, kalkar birkaç adımda dar koridordan sağa dönerek daha dar bir kapıdan, daracık mutfağa girersin. Küçücük tezgahın üzerinde yer kalmamıştır. Bir çaydanlığın dibinde günler öncesinden kalma demi boşaltırsın son haddine gelmiş çöplerin üzerine. Tezgahtaki kargaşanın altında bir küçük tava bulursun. Tavanın dibindeki yağlı artıkları bir kaşık ile iyice kazıdıktan sonra suya tutar, tıkanmış gider taşmasın diye bir gün önce deterjan bulaşmış bir bez ile hızlıca yıkarsın. Dibinde hala yağ damlacıkları kalmış tavayı ateşe koyup kurular sterilite kazandırırsın metal karartıya. Dışında yerle bir edilmiş ülkelerin haritalarından kalma belirsiz sınırlar kalmış yumurtayı, tezgahın ateşe en yakın boşluğunda kırarsın. Protein değeri en yüksek olan mukuslu akından akar mermer zemine; 5 saniyede, 3 cm karelik alan ovalbumin ile beslenmiş olur. Sol elinin yardıma gelmesi ile oval yumurtanın girintili çıkıntılı kabuğu nihayet birbirinden ayrılarak 3 dakika öncesinden tavanın zeminini kaplamış olan yağa kavuşur, kızarmaya başlar. İlkin yanmış tava kokusu ile karışmış kokular yükselir daracık mutfağa. Kokuya alışınca burun, gözünü tavadaki sarı ile beyazın yağda donmaya benzer yeni şekillere dönüşümüne dikersin. Sarının üzerindeki beyaz baloncuklar arada bir kızarmış yağdan kurşunlar sıkar. Yağ damlacıklarının potansiyel enerjisi ile kinetik enerjisi arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim adamları,
Edebiyat
UlyssesJames Joyce · Yapı Kredi Yayınları · 20251,462 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

James JoyceYazar · 25 kitap
James Augustine Aloysius Joyce (1882 - 1941) İrlandalı yazar. Katolik bir ailedendi. Dublin Üniversitesinde çağdaş dilleri öğrendi (1902). Özellikle karşılaştırmalı dil bilgisiyle ilgilenerek sağlam bir kültüre sahip oldu. Tıp öğrenimi için Paris'e gitti, bir yıl sonra Dublin'e döndü. Bir müddet ders verdi. 1904'te tekrar Avrupa'ya geçti. Bir süre Paris'te kaldıktan sonra İtalya'nın Trieste şehrine yerleşti (1906). Trieste'de İngilizce dersleri vererek geçimini sağladı. 1907'de şiirleri yayınlandı: Chamber Music (Oda müziği). 1914'da hikayelerini topladığı Dublinliler'i Londra'da çıkardı. Asıl ününü romanlarıyla sağladı. Şair Ezra Paund'un yardımıyla ilk romanı Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi, The Egoist dergisinde tefrika edildi, 1916'da da kitaplaştırıldı. Ulysses'i de tefrika edilmeye başladıktan sonra 1922'de tamamladı. Joyce'un bu eseri dizgi yanlışlarıyla doluydu. Aslına uygun yeni baskısı ancak 1984'te yapıldı. Hemen bütün eserlerinde doğup büyüdüğü Dublin'i merkez alır. Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi'inde kendi hayatını konu edinen yazar, altmış kadar dilden aldığı unsurları birleştirerek yazdığı son romanı Finnegan Akşamları'nda (1939) aile fertlerinin bir gecede gördükleri rüyaları anlatır. Joyce, zor anlaşılan bir yazar olarak bilinir.