·336 syf.····Okunma: 16 Nisan 2025 23:57 Daniel Defoe’nin Robinson Crusoe’su, Moll Flanders’ı ve Veba Yılı Günlüğü ile karşılaştırdığında biçeminin sığlığında en çok tekrara kaçtığı, püriten bir tavırla bağlı olduğu kaderciliğini ve başına gelen her şeyde sığındığı tanrı kavramını her fırsatta okura gösterme çabasında olduğu bir roman olmuş, Albay Jack.
1722’de yayımlandığı göz önüne alındığında yaklaşık 300 yaşındaki bir esere saygısızlık addedilmeyecek ve bu kitabı okunacaklar listesine alan özellikle genç okurların hevesini kırmayacaksa, roman, bittiğine sevineceğiniz türden, yavan, heyecan uyandırmayan, metafizik göndermelerden önünü alamayan -ki bu romanı döneminin cizvit rahibi kaleme alsaydı ancak bu kadar dogmalara boğulurdu- tarzda başlayan, dogmanın dozunu arttırarak ilerleyen ve nihayetinde -çok şükür ki- biten bir kitap.
Kitap 325 sayfa olmakla birlikte, içinde anlatılan tekrarlı ve birbirinden kopuk hikayelerden mürekkep kısımlar atıldığında söylenmek istenen 60 sayfada da okura aktarılabilirdi. Son olarak; teması itibariyle büyük benzerlikler taşıyan Daniel Defoe’nun Moll Flanders romanının, bu kitabın yerine okunmasına salık verilebilir. Zira - mütedeyyin okurlar lütfen bağışlasın- Albay Jack’ın bilinçli şekilde ıskalanması okura pek de fazla bir şey kaybettirmeyecek tarzda bir davranış ve hatta bir nevi harcanacak zamanın geri kazanımı olacaktır. Yine de ve elbette, bu incelemenin tüm öznelliği gözardı edilmezse, her necip okur neye zaman harcamak istediğine kendi karar vermek ve bu akıcı kitabı bir solukta bitirmek isteyebilir.