Konusundan bahsetmeden önce çok beğendiğimi söylemek istiyorum.Konusu ise Dorian Gray adında bir kişi vardır, bu kişi güzelliğiyle kendini herkese hayran bırakmıştır. Ayrıca o Basil'in yakın arkadaşıdır. Basil bir ressamdır ve her gün Dorian Basil'e tablosunu çizdirmek için Basil'in yanına gelir. Bir gün Basil'in arkadaşı Henry de onlara katılır. Henry de onun güzelliğinden etkilenmiştir. O gün Henry ve Dorian konuşurlarken Basil tabloyu bitirir, tabloyu gören Dorian çok şaşırır. Çünkü kendisi de güzelliğini farkında değildir. Tabloyu alıp evine asar. Henry ona" şu anda çok güzelsin ama bu tablo her zaman öyle kalacak, sen ise buruşacaksın" der. Bu Dorian'ın ilk başta dikkatini çekmese de zamanla kafasını çok kurcalar. Bir gün Dorian bir tiyatro oyuncusuna aşık olur. Rolünü oynayışına hayran kalmıştır. Aradan biraz zaman sonra arkadaşlarına da izletir ama sevdiği kız o gün çok kötü oynamıştır ve oyun bittikten sonra sevdiği kızın yanına gider ve kavga edip ayrılır. Evine gider düşündükçe pişman olur ve yarın özür dilemeyi düşünür , Ama yarın öğrendiğinde kız ölmüştür. Bunu duyan Dorian yıkılır ve güzelliğini zamanla kaybetmekten korkar. Bu yüzden tablonun karşına geçip dua eder. " ben yaşlanmayayım ama bu tablo yaşlansın." Der. Duası kabul olur. Ama bu durum daha karışık olay ve durumlara sebebiyet verir...son olarak şunu da eklemek isterim ki bu roman Oscar Wilde'ın yayınlanan tek romanıdır.
İyi okumalar...
Oscar Wilde