Puan vermedi·168 syf.····Okunma: 17 Nisan 2025 20:27 Gözlerimizi, kalbimizi ve diğer duyularımızı nasıl kapatıp da yaşadığımızı; her gün mucizevi şekilde yeniden doğan güneşe , onu doğdurana; asılı duran göklere, onu durdurana; iç ve dış dünyamızda var olan düzene , onu oldurana nasıl hayret ve ibret nazarıyla bakmadığımızı farkediyoruz. Sadakasını vermediğimiz akıllarımızın allak bullak olduğu , hislerimizin sürüp giden dünya telaşında nasıl duyarsızlaştığını unutuyoruz. Paraplejik basiretimizle oyalanıp ahkâm kesiyoruz. Oysa ki dile tezekkür, akla tefekkür, uzva teemmül, kalbe tevekkül yarasır. Ne için tefekkür ? Nasıl tefekkür? Sorularımiza yanıt bulduğumuz kıymetli eserlerden.