Helen ve Richard daha birkaç aydır birbirlerini tanıyan bir çifttir. Ve birgün Helen hamile olduğunu öğrenir. Richard bu konularda eski kafa bir insan olarak, Helen ile hemen evlenmek ister. Ve Helen, Clifftops ile böyle tanışır.
Bu ev kitaptaki tüm karakterlerin miladı. Kimisine iyi bir hayat sunarken, kimisi için boğucu bir hapishaneye dönüşmüştür.
Cassie ve Dora, kızlarıdır. Richard'ın ailesi araba kazası ile hayatını kaybedince Londra'dan buraya taşınma kararı alırlar ailece. Ve olay örgüsü böylece başlar.
Ailenin başına orada 16 sene önce meydana gelen bir trajedi yüzünden paramparça olurlar.
Ben genel olarak ilk defa bu tarz bir kitap okudum. Benim için ilginç bir serüven oldu.
Yazar kitapta Helen, Cassie ve Dora'nın bakış açıları ile olayları bize aktarmış. Bu şekilde anlatımı keyifliydi. Kalemi kesinlikle akıcı ki zaten olaylar sizi öyle içine alıyor ki hikayeyi çok merak ediyorsunuz. Tabi yazarın kalemi sayesinde okumakta çok kolaylaşıyor böylece.
Kitabın başlangıcı, Dora'nın hamile olmasını öğrenmesi ve bu durumu geçmişi ile iç içe geçirip, ya iyi bir anne olamazsam düşüncesi etrafında kendi içsele macerasını anlatıyor.
Dora'yı ve Richard'ı çok sevdim. Kitapta özellikle Dora'nın bölümlerini okurken çok keyif aldım.
Ancak aile dramaları ve geçmişteki o kötü hataları okumak pekte benlik değilmiş, bunu kitabı bitirdikten sonra bir kez daha anladım.
Cassie ve Helen'in yaptıkları bencilce tercihler yüzünden ailenin dağılması beni çok üzdü. Hele kitap boyunca Dora'yı ezmelerine katlanamadım.
Ve bu yüzden sanırım kitabın başlarında geçmişi ile yüzleşmekten korkan hamile bir kadın olan Dora'nın kitabın sonlarına kadar gösterdiği gelişimi ilgi ile okudum. Ve hayran kaldım kendisine. Bu harika kadının gelişimine sizleri de davet ediyorum kesinlikle. Okumanızı tavsiye ederim ;)