Aristophanes, hem güldüren hem de düşündüren bu eserinde, Güvendost ve Umutlugil adında iki karakteri Atina’nın çalkantılı ortamından alıp kuşların diyarına gönderir. Atina’da yaşanan siyasal kargaşa, sofistlerin mantık oyunlarıyla dolu safsataları ve halkın giderek daha kaba, cahilce davranışlar sergilemesi, bu iki kafadarda yeni bir düzen arayışını tetikler.
Bu arayış sonucunda, insanlar ile tanrılar arasında yer alacak bir ütopya kurmaya karar verirler: Havakukuşyayı. Önce kuşlar bu fikre karşı çıkarlar fakat Güvendost'un anlattıkları onların da kuş kafasına yatar ve Havakukuşya hayali birden gerçeğe dönüşür.
Bu yeni ülke, yalnızca huzur dolu bir yaşam alanı olmanın ötesinde, Olimpos tanrılarına da meydan okuyan bir güce dönüşecektir.