Yüzünün kayıp bir yarısını aradım
Okuduğun kıvrılmış kitap sayfaları arasında.
Zaman büyük bir gürültüyle sustu
buğulu ve esrik aynaların ardındaydım
Ne tam ışıktı
ne de karanlık
Gördüğüm sadece ayın,
gerdanına ilham veren bir resimdi
Ve deniz, ilk kez yakamoz kokuyordu
Adımı unuttuğum bir yerdeydim
Rüzgarın seçtiği mayalanmış cümlelerden uzak
Bana ait olmayan harflere çekiliyordum
Gecenin içine süzülen bir sandaldım belki
küreklerini kalbine baştan teslim etmiş
En baştan kıyısı olmayan bir düşteydim
Şifre yoktu, iz yoktu, hiçbir renk yoktu
yalnızca suyun üstünde ilerleyen
derin bir sessizlik vardı...
Sonra bir cümle kayboldu içimde
başladığı yeri unutmuş
sonunu bilmeyen bir cümle
Ve ortasında senin yokluğun yankılandı
Ve ben yine rastladım adına
gidilmemiş sahillerin
hiç okunmamış bir kitabın
ilk ve son cümlesinde
Bir adım daha attım
Ve bu kez, sadece sen vardın